Bu Blogda Ara

31 Aralık 2025 Çarşamba

Yeni Yıl Tebrik Mesajı – 2026


Bir yılı daha geride bırakırken; sağlık, huzur ve umut duygularının yeni yılda hayatımızda daha güçlü yer bulmasını diliyorum.

Onurumuzu koruyarak, umudumuzu kaybetmeden; kötülüğe ve adaletsizliğe karşı umudu ve iyiliği yaşatabilmeyi temenni ediyorum.

2026’nın; sevdiklerimizle güzel anılar biriktirdiğimiz, emeğin karşılığını bulduğu, insanın insana insan gibi baktığı; savaşların ve haksızlıkların son bulduğu bir yıl olmasını diliyorum.

Bu inançla, çocukların kaderinin savaşla değil umutla yazıldığı bir dünyaya dair umudumuzu diri tutarak yeni yıla giriyoruz.

Yeni yılın; ülkemize adalet ve huzur, insanlığa barış ve merhamet getirmesini; umutların yeniden yeşerdiği bir yıl olmasını temenni ediyorum.

Tüm mazlumların yüzünün güldüğü, kötülüklerin geride kaldığı; iyiliğin kazandığı bir yıl olsun.

Yeni yılınız kutlu olsun.

29 Aralık 2025 Pazartesi

Mahkeme; Dönemin Başhekim Yardımcısı Dr. Akif Akça İle Bir Sosyal Hizmet Uzmanı Hakkında Ayrı Ayrı Beraat Kararı Vermiştir

2017 Yılında Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Yaşandığı İddia Edilen 18 Yaş Altı Gebelik Vakalarına İlişkin Dava Beraatle Sonuçlanmıştır.


2017 yılında Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 18 yaş altı gebelik vakalarına ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasıyla açılan ceza davası, Küçükçekmece 27. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştır.


Mahkeme; dönemin başhekim yardımcısı Dr. Akif Akça ile bir sosyal hizmet uzmanı hakkında ayrı ayrı beraat kararı vermiştir.


Mahkeme Kararının Esas Gerekçeleri


Mahkeme kararında özetle;

 • Bildirim yükümlülüğünün, ilgili mevzuat gereği doğrudan hastayı muayene eden sağlık personeline ait olduğu,

 • Sanıkların, söz konusu vakalarda hastayı muayene eden veya tıbbi süreci yürüten kişiler olmadığı,

 • Suçun oluşabilmesi için gerekli olan somut delil ve kasıt unsurunun dosya kapsamında bulunmadığı,

 • Özellikle yabancı uyruklu hastalarda yaş tespitinin güçlüğü nedeniyle sanıklar açısından cezai sorumluluk yüklenemeyeceği


hususları açıkça belirtilmiştir.


Bu gerekçeler doğrultusunda mahkeme, sanıklar hakkında ceza sorumluluğu bulunmadığına hükmederek beraat kararı tesis etmiştir.

28 Aralık 2025 Pazar

İstanbul Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Tufan Tükek’in Dekanlık Dönemi Tamamlandı

İstanbul Tıp Fakültesi’nde bir dekanlık dönemi daha tamamlandı.


Görev süresi boyunca fakültemizin akademik, bilimsel ve kurumsal gelişimine sunduğu değerli katkılar; ekip ruhunu önceleyen, vizyoner ve kapsayıcı yönetim anlayışıyla İstanbul Tıp Fakültesi’nin ülkemizde ve uluslararası alandaki güçlü konumunu daha da ileriye taşıdı.


Bu emek dolu süreçte ortaya konan çalışmaların, fakültemiz adına kalıcı ve kıymetli izler bıraktığına inanıyorum.


İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı olarak görev yapan Prof. Dr. Tufan Tükek Hocamıza, eğitime ve bilime sunduğu katkılar için teşekkür ediyor; bundan sonraki akademik ve meslekî çalışmalarında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.


https://www.instagram.com/reel/DS0A3HHEQNe/?igsh=MWt3cGdoMXF2MmtnaQ==

27 Aralık 2025 Cumartesi

Kanuni Sultan Süleyman EAH Çocuk Gebeliği Vakalarına İlişkin Davada Başhekim Yardımcısı ve Sosyal Hizmet Uzmanı Beraat Etti

Kamuoyunda, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 01 Ocak 2017 – 24 Mayıs 2017 tarihleri arasında meydana geldiği iddia edilen ve yaklaşık 110–115 adet 18 yaş altı çocuk gebeliği vakasının, özellikle 15–18 yaş aralığında ve yabancı uyruklu olanların, yetkili mercilere (savcılık/emniyet) bildirilmediği yönündeki iddialar kapsamında açılan kamu davası, yargılamanın tamamlanmasıyla sonuçlandı.

Yürütülen yargılama sonucunda Küçükçekmece 27. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık olarak yargılanan başhekim yardımcısı ve sosyal hizmet uzmanı hakkında beraat kararı verdi.

Mahkeme kararında;

Suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin resen soruşturulması gereken bir suçu görevi sırasında ve somut biçimde öğrenmiş olması gerektiği,

Bildirim yükümlülüğünün, bizzat hastayı muayene eden ve gebeliği tespit eden sağlık mesleği mensubuna ait olduğu,

İdari görevde bulunmakla birlikte doğrudan tıbbi muayene ve gebelik tespiti yapmayan yöneticiler açısından, sırf görev unvanı nedeniyle otomatik bir cezai sorumluluk doğmayacağı,

Özellikle yabancı uyruklu hastalarda yaş tespitinin net biçimde yapılamadığı durumlarda, kasıt veya ihmali ortaya koyan kesin ve inandırıcı delil bulunmaksızın cezai sorumluluk yüklenemeyeceği hususlarına açıkça yer verdi.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Mahkeme, sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 279/1 ve 43/1. maddeleri kapsamında cezalandırılmalarını gerektirecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı sonucuna vararak, başhekim yardımcısı ve sosyal hizmet uzmanı hakkında ayrı ayrı beraat kararı verdi.

Söz konusu karar; çocuk gebeliği vakalarında bildirim yükümlülüğünün hukuki sınırlarını, cezai sorumluluğun kişisel, somut fiile ve doğrudan tıbbi tespitle sınırlı olduğunu ortaya koyması bakımından, sağlık camiası ve kamuoyu açısından önemli bir hukuki değerlendirme niteliği taşımaktadır.


https://www.instagram.com/p/DSvplNOjIx3/?igsh=aTdwaXE5MWlvNjcw

26 Aralık 2025 Cuma

“İnsanların hesaba çekilecekleri gün iyice yaklaştı; hâlbuki onlar gaflet içinde haktan yüz çevirmektedirler” (Enbiyâ, 21/1)


Yüce Rabbimizin, “İnsanların hesaba çekilecekleri gün iyice yaklaştı; hâlbuki onlar gaflet içinde haktan yüz çevirmektedirler” (Enbiyâ, 21/1) ikazına kulak verelim.

Sudan’da açlıkla, Gazze’de kuşatma ve zulümle hayata tutunmaya çalışan milyonlarca masumun feryadı, bugün insanlığın vicdanına yönelmiş ağır bir çağrıdır. Toprağa düşen her çocuk, yıkılan her yuva ve sönen her umut; bizlere büyük bir sorumluluk ve derin bir muhasebe yüklemektedir.

Zulüm nerede yaşanırsa yaşansın, tüm insanlığın yüreğinde açılan derin bir yaradır. Rabbimizin rahmeti zalimlerin karanlığından daha kuşatıcı, mazlumun duası ise en güçlü sığınaktır. Bu mübarek Cuma’nın; barışın, adaletin ve merhametin yeryüzüne hâkim olmasına vesile olmasını diliyorum.

Dualarımızın başta Gazze, Doğu Türkistan ve Sudan olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan tüm mazlumların ferahlığına kapı aralamasını; haksızlıkların sona ermesini, yeryüzüne barış ve huzurun hâkim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Cuma’nız mübarek olsun.

25 Aralık 2025 Perşembe

Regaib Kandilimiz Mübarek Olsun

Rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi olan mübarek üç ayların habercisi Regaib Gecesi’ni idrak etmenin huzurunu yaşıyoruz.

Bu müstesna gece; hızla akan hayatın içinde durup düşünmeye, kalbimizi muhasebeye, yönümüzü yeniden Hakk’a çevirmeye davettir. Regaib; gönüllerimizi iyiliğe, merhamete ve adalete yöneltmemiz için ilahi bir hatırlatmadır.

Bu mübarek gecenin hürmetine; başta Gazze, Doğu Türkistan ve Sudan olmak üzere zulüm altında inleyen tüm mazlum coğrafyalarda gözyaşının dinmesini, haksızlıkların sona ermesini, yeryüzüne barış ve huzurun hâkim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Regaib Gecesi’nin; milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, dualarımızın kabulünü diliyorum.

Regaib Kandilimiz mübarek olsun.


23 Aralık 2025 Salı

Kazakistan'ın Türkistan eyaletine bağlı Orañğay köyünde, bir ortaokulun küçük müzesinde tesadüfen bulunan **Kültöbe Yazıtı**, gerçekten Türk dili ve tarihi açısından önemli bir buluntu.

Keşfi gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç ve ekibi (Alparslan Kavaklı ile birlikte), yazıtı Ağustos 2025'te tespit etmiş ve Aralık 2025'te yayımlamışlar. Yazıt, 1990'larda kaçak kazıda çıkarılmış ancak uzun süre fark edilmemiş.


### Önemli noktalar:


- **Tarihleme**: 9.-10. yüzyıl (Oğuz Yabguluğu dönemi).


- **Yazı sistemi**: Eski Türk runik alfabesi (Göktürk yazısı).


- **İçerik**: Tek satırlık kısa bir metin. Okuması "kazar kan kul" şeklinde öneriliyor, yani **"Hazar Kağanı'nın kulu"** anlamına gelebilir.


- **Tarihi ezber bozan yönü**:


  - Genel kabulde, Oğuz Türklerinin (bugünkü Türkmen, Türk ve Azerbaycan Türkçesinin atası) yazı dili ancak 13. yüzyılda (Arap alfabesiyle, örneğin Dede Korkut gibi eserlerle) başlamıştı.


  - Bu yazıt ise Oğuzların İslamlaşma ve Selçuklu öncesi dönemde (henüz göç etmeden önce) runik alfabe ile yazı kullandığını kanıtlıyor.


- **Hazar bağlantısı**: Eğer okuma doğruysa, Oğuz Yabguluğu'nun Hazar Kağanlığı'na tabi veya bağlı olduğunu gösteren bir ifade. Bu, 9.-10. yüzyıl Orta Asya siyasi ilişkilerine yeni bir bakış getiriyor (Hazarlar Yahudi Türk devleti olarak bilinir, Oğuzlar ise batı komşularıydı).


- **Ek detay**: Yazıtın altında bir damga/tamga var; bazıları bunu Kayı boyuyla ilişkilendiriyor ama araştırmacılar daha çok akarsu simgesi olabileceğini düşünüyor.


Bu buluntu, Orhun Yazıtları'ndan (8. yüzyıl, Göktürk) sonra Oğuzlara ait en erken yazılı belge konumunda ve Türk dünyasında büyük yankı uyandırdı. Kazakistan'da benzer keşiflerin habercisi olabilir. Gerçekten Türk tarihine dair "ezber bozan" bir gelişme!