Bu Blogda Ara

7 Haziran 2026 Pazar

Beşeylül İstasyon Camii’nin sessiz çağrısına kulak vermek, kültürel mirasımıza sahip çıkmak demektir.



Aydın’ın Kuyucak ilçesine bağlı Beşeylül Mahallesi sınırlarında yer alan ve halk arasında “İstasyon Camii” olarak bilinen yaklaşık bir asırlık Beşeylül İstasyon Camii, yalnızca eski bir ibadethane değil; göç yollarının, demiryolu kültürünün ve kırsal yaşamın hafızasını günümüze taşıyan sessiz bir tarih tanığıdır.


Bir zamanlar yolculara, çiftçilere, çobanlara ve istasyon çevresindeki insanlara hizmet veren bu mütevazı mescit; bugün duvarlarındaki derin çatlaklar, dökülen sıvaları ve yorgun görüntüsüyle adeta yardım beklemektedir.


Yapıda görülen bozulmalar, yalnızca bir binanın değil; bir dönemin yaşam biçiminin, hatıralarının ve kültürel mirasının da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.


Geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi gören bu tür eserlerin korunması, taş ve harçtan ibaret yapıların değil; aynı zamanda toplumsal hafızamızın, yerel kimliğimizin ve ortak geçmişimizin yaşatılması anlamına gelmektedir.


Beşeylül İstasyon Camii’nin sessiz çağrısına kulak vermek, kültürel mirasımıza sahip çıkmak demektir.


VİCDANIN SUSTUĞU YERDE TİCARET KONUŞMAMALI


İnsan onuru kârdan, toplumsal barış ise kötü esprilerden daha değerlidir.

Koç Topluluğu şirketlerinden Düzey ile İsrail merkezli Nayax arasındaki iş birliği, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında vicdanları yaralamaktadır.

Hiçbir ticari gerekçe, on binlerce insanın hayatını kaybettiği bir trajedi karşısında kamuoyunun ahlaki sorgulamasını ortadan kaldıramaz. Büyük sermaye gruplarının sadece ekonomik değil, vicdani ve toplumsal sorumlulukları da vardır.

Öte yandan Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını konu alan ifadeleri; mizah sınırlarını aşan, etnik kimliği ve kadın onurunu inciten talihsiz sözler olarak hafızalara kazınmıştır.

Toplumsal barış; farklı kimliklere saygı, insan onuruna bağlılık ve ortak vicdanla korunabilir.

Kamuoyunun beklentisi açıktır:

• İsrail merkezli şirketlerle sürdürülen ilişkiler konusunda şeffaf açıklama yapılması,
• Toplumsal kesimleri inciten söylemler konusunda açık sorumluluk alınması,
• Vicdanları rahatlatacak samimi bir duruş sergilenmesi.

Çünkü mesele sadece ticaret değil, vicdandır.

Zulüm karşısında sessizlik de, ayrımcılığı “espri” diye geçiştirmek de kabul edilemez.

https://www.instagram.com/p/DZQI3DoMOt3/?igsh=dTk1d2I2cG9xbzg=

 

28 Mayıs 2026 Perşembe

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun


Birlik, beraberlik ve toplumsal yardımlaşmanın en üst seviyede yaşandığı; sevinçlerin paylaşıldığı Kurban Bayramı’nız mübarek olsun. Bu bayramın sevinç ve huzuru yüreklerimizi doldururken, yaşamakta olduğumuz zor günlerin—inşâallah—daha huzurlu yarınların doğum sancıları olmasını temenni ediyorum.

Ne var ki bütün dünyanın gözü önünde, silahların gölgesinde bayram sevincini hakkıyla yaşayamayan mazlumlar var. Başta Gazze ve Filistin olmak üzere; Sudan’da, Doğu Türkistan’da ve yeryüzünün farklı coğrafyalarında akan kanın ve gözyaşının dinmesini; zalimlerin zulmü altında inleyen mazlumların ferahlığa kavuşmasını, özgürlüklerine erişmesini ve temel insan haklarının en adil şekilde yerine getirildiği bir geleceğin tesisini Yüce Allah’tan diliyorum.

Bu hissiyatla; bayramların bayram gibi yaşandığı, barışın, huzurun, hak ve adaletin yeryüzünün her yerine hâkim olduğu bir dünyanın inşasına vesile olmasını niyaz ediyor; sizlere, ailenize ve tüm sevdiklerinize sağlık ve afiyet içinde nice bayramlar temenni ediyorum.

Hayırlı bayramlar…

https://www.instagram.com/p/DY2TBZmM6jd/?igsh=MTRvNWNvaDIzb2EzNw==

23 Mayıs 2026 Cumartesi

TUS Tercihleri: Hekimliğin Sosyolojik Röntgeni

TUS tercih tabloları artık yalnızca akademik başarı sıralamasını değil; Türkiye’de hekimliğin nasıl yaşandığını gösteren sosyolojik bir röntgen niteliği taşıyor.

En çarpıcı gerçek şu:

“Son sıralardaki bölümler, aslında hayatın en gerekli bölümleri.”

Çünkü insan, hayatının en kritik anlarında bir çocuk doktoruna, bir iç hastalıkları uzmanına, bir nöroloğa, bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına, bir genel cerraha, bir kadın doğum uzmanına, bir acil tıp hekimine mutlaka ihtiyaç duyuyor.

Buna rağmen bu branşların giderek daha az tercih edilmesi; genç hekimlerin bu alanları değersiz gördüğünü değil, sistemin bu alanları giderek daha ağır, riskli ve sürdürülemez hâle getirdiğini gösteriyor.

Ağır nöbet yükü, yüksek hasta sayısı, sağlıkta şiddet riski, malpraktis baskısı, performans sistemi, yetersiz özlük hakları ve giderek derinleşen tükenmişlik…

Bugünün genç hekimi artık yalnızca “iyi hekim olmayı” değil, aynı zamanda “insanca yaşayabilmeyi” de düşünerek tercih yapıyor.

Bu nedenle daha kontrollü yaşam sunan branşlar yükselirken; Pediatri, Genel Cerrahi, Kadın Doğum ve Acil Tıp gibi sağlık sisteminin omurgasını oluşturan alanlar geriye düşüyor.

Asıl mesele tam da burada başlıyor:

Toplumun en çok ihtiyaç duyduğu branşlarla, hekimlerin en sürdürülebilir gördüğü branşlar artık aynı noktada buluşmuyor.

Bu tablo uzun vadede yalnızca hekimleri değil; çocuk hastaları, acil servisleri, ameliyat bekleyen vatandaşları, anne adaylarını ve doğrudan toplum sağlığını etkileyecek ciddi bir yapısal soruna dönüşebilir.

Belki de bugün sormamız gereken soru şudur:

“Genç hekimler neden bu branşlardan kaçıyor?” değil,

“Bu branşlar neden yaşanamaz hâle geldi?”

19 Mayıs 2026 Salı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun


19 Mayıs, istiklali şiar edinmiş aziz milletimizin; tüm zorluklara rağmen hürriyetinden ve bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği kutlu mücadelenin simgesidir.

İstiklâl ve istikbâl mücadelemizin ilk adımının atıldığı 19 Mayıs’ın 107’nci yıl dönümünde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla yâd ediyorum.

Cumhuriyetimizin emanet edildiği; ülkesine, değerlerine ve geleceğine sahip çıkan tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

https://youtube.com/watch?v=jroy79N7qTQ&si=j4TSUmquYDR4aPfx


 

16 Mayıs 2026 Cumartesi

Vatandaş Ödeyemediği Borcu Değil, Ödeyebileceği Borcu Öder!

TBMM’de kabul edilen ilk maddelerle kamu borçlarında 72 aya kadar taksitlendirme imkânı getirilmesi önemli bir adımdır.

Ancak gerçek anlamda sürdürülebilir bir çözüm için; vergi, SGK primi ve özellikle Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kira/ecrimisil alacaklarının da kapsamlı, adil ve “ödenebilir” bir yapılandırma modeliyle ele alınması büyük önem taşımaktadır.

Esnaf, KOBİ ve üretici bugün yalnızca ana borçla değil; faiz, gecikme zammı ve fer’i alacak yüküyle de mücadele etmektedir.

Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey yalnızca vade uzatımı değil;

✔️ Faiz yükünü azaltan,

✔️ Fer’i alacakları makul seviyeye çeken,

✔️ Ödeme kapasitesine göre esnek yapı sunan,

✔️ Vergi, SGK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü alacaklarını birlikte kapsayan

kapsamlı bir kamu borcu yapılandırmasıdır.

Sosyal devlet anlayışı; vatandaşını üretimden, esnafı ticaretten, KOBİ’yi istihdamdan koparmayan çözümler üretmeyi gerektirir.

Çünkü vatandaş ödeyemediği borcu değil, ödeyebileceği borcu öder.

Kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir yapılandırma; hem vatandaşın nefes almasını sağlar hem de ekonominin yeniden canlanmasına katkı sunar.

#KamuBorçYapılandırması

#SosyalDevlet

#Esnaf

#KOBİ

#Vergi

#SGK

#VakıflarGenelMüdürlüğü

15 Mayıs 2026 Cuma

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)


Emperyalist güçlerin desteğini arkasına alan İsrail’in Gazze’de mağdur ve mazlum Filistinlilere yönelik sürdürdüğü ağır saldırıların sona erdirilmesi, savaş hukukuna aykırı uygulamaların durması ve bölgede kalıcı barışın tesisine yönelik uluslararası aktörlerin sorumluluk alması için bu mübarek Cuma günü ellerimizi semaya açıp Rabbimize gönülden dua edelim:

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)

Bu mübarek Cuma’nın hürmetine; başta Gazze, Sudan ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan tüm mazlumların ferahlığa kavuşmasını, haksızlıkların sona ermesini, yeryüzünde adaletin, merhametin ve huzurun hâkim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Cumanız mübarek olsun. Selam ve dua ile…