Bu Blogda Ara

23 Mayıs 2026 Cumartesi

TUS Tercihleri: Hekimliğin Sosyolojik Röntgeni

TUS tercih tabloları artık yalnızca akademik başarı sıralamasını değil; Türkiye’de hekimliğin nasıl yaşandığını gösteren sosyolojik bir röntgen niteliği taşıyor.

En çarpıcı gerçek şu:

“Son sıralardaki bölümler, aslında hayatın en gerekli bölümleri.”

Çünkü insan, hayatının en kritik anlarında bir çocuk doktoruna, bir iç hastalıkları uzmanına, bir nöroloğa, bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına, bir genel cerraha, bir kadın doğum uzmanına, bir acil tıp hekimine mutlaka ihtiyaç duyuyor.

Buna rağmen bu branşların giderek daha az tercih edilmesi; genç hekimlerin bu alanları değersiz gördüğünü değil, sistemin bu alanları giderek daha ağır, riskli ve sürdürülemez hâle getirdiğini gösteriyor.

Ağır nöbet yükü, yüksek hasta sayısı, sağlıkta şiddet riski, malpraktis baskısı, performans sistemi, yetersiz özlük hakları ve giderek derinleşen tükenmişlik…

Bugünün genç hekimi artık yalnızca “iyi hekim olmayı” değil, aynı zamanda “insanca yaşayabilmeyi” de düşünerek tercih yapıyor.

Bu nedenle daha kontrollü yaşam sunan branşlar yükselirken; Pediatri, Genel Cerrahi, Kadın Doğum ve Acil Tıp gibi sağlık sisteminin omurgasını oluşturan alanlar geriye düşüyor.

Asıl mesele tam da burada başlıyor:

Toplumun en çok ihtiyaç duyduğu branşlarla, hekimlerin en sürdürülebilir gördüğü branşlar artık aynı noktada buluşmuyor.

Bu tablo uzun vadede yalnızca hekimleri değil; çocuk hastaları, acil servisleri, ameliyat bekleyen vatandaşları, anne adaylarını ve doğrudan toplum sağlığını etkileyecek ciddi bir yapısal soruna dönüşebilir.

Belki de bugün sormamız gereken soru şudur:

“Genç hekimler neden bu branşlardan kaçıyor?” değil,

“Bu branşlar neden yaşanamaz hâle geldi?”

19 Mayıs 2026 Salı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun


19 Mayıs, istiklali şiar edinmiş aziz milletimizin; tüm zorluklara rağmen hürriyetinden ve bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği kutlu mücadelenin simgesidir.

İstiklâl ve istikbâl mücadelemizin ilk adımının atıldığı 19 Mayıs’ın 107’nci yıl dönümünde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla yâd ediyorum.

Cumhuriyetimizin emanet edildiği; ülkesine, değerlerine ve geleceğine sahip çıkan tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

https://youtube.com/watch?v=jroy79N7qTQ&si=j4TSUmquYDR4aPfx


 

16 Mayıs 2026 Cumartesi

Vatandaş Ödeyemediği Borcu Değil, Ödeyebileceği Borcu Öder!

TBMM’de kabul edilen ilk maddelerle kamu borçlarında 72 aya kadar taksitlendirme imkânı getirilmesi önemli bir adımdır.

Ancak gerçek anlamda sürdürülebilir bir çözüm için; vergi, SGK primi ve özellikle Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kira/ecrimisil alacaklarının da kapsamlı, adil ve “ödenebilir” bir yapılandırma modeliyle ele alınması büyük önem taşımaktadır.

Esnaf, KOBİ ve üretici bugün yalnızca ana borçla değil; faiz, gecikme zammı ve fer’i alacak yüküyle de mücadele etmektedir.

Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey yalnızca vade uzatımı değil;

✔️ Faiz yükünü azaltan,

✔️ Fer’i alacakları makul seviyeye çeken,

✔️ Ödeme kapasitesine göre esnek yapı sunan,

✔️ Vergi, SGK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü alacaklarını birlikte kapsayan

kapsamlı bir kamu borcu yapılandırmasıdır.

Sosyal devlet anlayışı; vatandaşını üretimden, esnafı ticaretten, KOBİ’yi istihdamdan koparmayan çözümler üretmeyi gerektirir.

Çünkü vatandaş ödeyemediği borcu değil, ödeyebileceği borcu öder.

Kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir yapılandırma; hem vatandaşın nefes almasını sağlar hem de ekonominin yeniden canlanmasına katkı sunar.

#KamuBorçYapılandırması

#SosyalDevlet

#Esnaf

#KOBİ

#Vergi

#SGK

#VakıflarGenelMüdürlüğü

15 Mayıs 2026 Cuma

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)


Emperyalist güçlerin desteğini arkasına alan İsrail’in Gazze’de mağdur ve mazlum Filistinlilere yönelik sürdürdüğü ağır saldırıların sona erdirilmesi, savaş hukukuna aykırı uygulamaların durması ve bölgede kalıcı barışın tesisine yönelik uluslararası aktörlerin sorumluluk alması için bu mübarek Cuma günü ellerimizi semaya açıp Rabbimize gönülden dua edelim:

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)

Bu mübarek Cuma’nın hürmetine; başta Gazze, Sudan ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan tüm mazlumların ferahlığa kavuşmasını, haksızlıkların sona ermesini, yeryüzünde adaletin, merhametin ve huzurun hâkim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Cumanız mübarek olsun. Selam ve dua ile…


14 Mayıs 2026 Perşembe

14 Mayıs Eczacılık Günü Kutlu Olsun!

Başta Aydın Şehir Hastanesi eczacılarımız olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında görev yapan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.

Sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez bir parçası olan siz değerli eczacılarımız; hastalarımızın tedavilerinin en güvenli ve etkili şekilde uygulanmasında, ilaç bilgilendirmesinde, hasta danışmanlığında ve ilaç yönetiminde üstlendiğiniz kritik görev ve sorumluluklarla her gün büyük bir özveriyle çalışmaktasınız. Özellikle pandemi sürecinde ve yoğun hastane ortamımızda gösterdiğiniz fedakârlık, mesleğinize ve insan sağlığına olan bağlılığınızın en güzel örneğidir.

Aydın Şehir Hastanesi olarak, eczane ekibimizin profesyonelliği, titizliği ve hasta odaklı yaklaşımıyla gurur duyuyor; emekleriniz ve sağlık sistemimize kattığınız değer için her birinize teşekkür ediyorum.

Sağlıklı, huzurlu ve başarılı nice yıllar dilerim.


13 Mayıs 2026 Çarşamba

Kamu Borçlarının Yeniden Yapılandırılması: Sosyal Devlet, Ödenebilir Borç ve Sürdürülebilir Ekonomi

 

Türkiye’de kamu borçları artık yalnızca mali bir mesele değil; ekonomik sürdürülebilirlik, sosyal adalet ve üretim kapasitesi açısından kritik bir yapısal sorun haline gelmiştir. Vergi, SGK primi, trafik/idari para cezaları ve çeşitli kamu alacaklarına ek olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kira ve ecrimisil alacakları da özellikle esnaf ve küçük işletmeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.

Yüksek enflasyon, finansmana erişim zorluğu ve daralan piyasa koşulları altında milyonlarca vatandaş ve işletme, yalnızca ana borçlarla değil; biriken faiz, gecikme zammı ve fer’i alacaklarla mücadele etmektedir. Bugün birçok borçlu için sorun artık “ödemek istememek” değil, “ödeyememek” noktasına gelmiştir.

Mayıs 2026’da TBMM gündemine gelen düzenleme teklifleri; taksit süresinin uzatılması ve teminatsız tecil limitlerinin artırılması gibi önemli kolaylıklar içermektedir. Ancak yalnızca vade uzatımına dayalı bir model, mevcut ekonomik gerçeklik karşısında yeterli değildir. Çünkü aylık gecikme zamları ve yüksek tecil faizleri, borç stokunu azaltmak yerine çoğu zaman büyütmektedir.

Özellikle Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kira ve ecrimisil alacaklarının da kapsamlı bir yapılandırma paketine dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Vakıf taşınmazlarında faaliyet gösteren birçok esnaf ve işletme, artan maliyetler ve tahsilat baskısı nedeniyle ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Geçmiş yapılandırma kanunlarında Vakıflar alacaklarına ilişkin özel düzenlemeler yapılmış olması, bugün de benzer bir yaklaşımın mümkün olduğunu göstermektedir.

Gerçek anlamda etkili bir yapılandırma modeli; yalnızca borcu erteleyen değil, borcu “ödenebilir” hale getiren bir yaklaşım olmalıdır. Bu kapsamda:

• Gecikme zamları ve fer’i alacaklarda ciddi indirimler yapılmalı, 
• Belirli dönemlere ait faiz yüklerinin bir kısmı silinebilmeli, 
• Vergi, SGK, Vakıflar Genel Müdürlüğü kira/ecrimisil ve diğer tüm kamu alacakları tek çatı altında ele alınmalı, 
• Esnaf ve KOBİ’ler için ödeme kapasitesine göre esnek taksitlendirme modelleri oluşturulmalıdır.

Sosyal devlet anlayışı, yalnızca tahsilatı değil; üretimin, istihdamın ve ekonomik yaşamın devamlılığını da gözetmek zorundadır. Çünkü ekonomik gerçek açıktır: Vatandaş ödeyemediği borcu değil, ödeyebileceği borcu öder.

Geçmiş yapılandırma örnekleri göstermiştir ki kapsamlı ve gerçekçi düzenlemeler; tahsilatı artırmakta, kayıt dışılığı azaltmakta ve ekonomik hareketliliği yeniden canlandırmaktadır. Buna karşılık aşırı tahsilat baskısı; iflasları, işsizliği ve kamu gelirlerinde uzun vadeli daralmayı beraberinde getirebilmektedir.

Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey; yalnızca geçici bir erteleme değil, sosyal devlet ilkesiyle şekillenen, kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir kamu borcu yapılandırmasıdır. Böyle bir yaklaşım yalnızca vatandaşın değil; kamunun, üretimin ve Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da stratejik bir zorunluluktur.

12 Mayıs 2026 Salı

12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü ve 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası Kutlu Olsun


Ülkemizin her köşesinde insan hayatına şefkatle dokunan; sağlık hizmetlerinin sunumunda özveri, sabır, gayret ve fedakârlıklarıyla vazgeçilmez bir yere sahip olan tüm değerli hemşirelerimizin 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü’nü ve 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası’nı yürekten kutluyorum.

Sağlıklı toplum ve sağlıklı bireyler için dünyanın en kutsal ve en zor mesleklerinden birini sabır, vicdan ve merhametle icra eden hemşirelerimiz; insanın ilk nefesinden son nefesine, mutluluğundan hüznüne, acısından sevincine kadar hayatın her anına şefkatle dokunmaktadır.

Mesleklerini büyük bir fedakârlık, özveri ve insan sevgisiyle yerine getiren; sağlık sektöründe emekleriyle büyük bir yere ve öneme sahip tüm hemşire arkadaşlarımıza sağlık, huzur, başarı ve afiyet diliyorum.