Merhuma Allah’tan rahmet; başta Ali Hocam olmak üzere kıymetli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabr-ı cemîl ve başsağlığı diliyorum.
Rabbim rahmetiyle muamele eylesin; kabri nur, mekânı cennet, makamı âlî olsun.
Nazilli Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı
Merhuma Allah’tan rahmet; başta Ali Hocam olmak üzere kıymetli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabr-ı cemîl ve başsağlığı diliyorum.
Rabbim rahmetiyle muamele eylesin; kabri nur, mekânı cennet, makamı âlî olsun.
Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2017 yılı çocuk gebeliği vakalarının bildirimine ilişkin davada, dönemin Başhekim Yardımcısı Dr. Akif Akça ile Sosyal Hizmet Uzmanı Nazlıcan Toprak hakkında verilen beraat hükümleri, istinaf ve itiraz sürecinin tamamlanmasının ardından 17 Temmuz 2026 tarihinde kesinleşti.
Küçükçekmece 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2017 yılında meydana gelen 18 yaş altı gebelik vakalarının bildirilmesine ilişkin davada dönemin Başhekim Yardımcısı Dr. Akif Akça ile Sosyal Hizmet Uzmanı Nazlıcan Toprak hakkında verdiği beraat kararı, kanun yolu sürecinin tamamlanmasının ardından 17 Temmuz 2026 tarihinde kesinleşti.
Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2017 yılında meydana gelen 18 yaş altı gebelik vakalarından bir bölümünün yetkili mercilere bildirilmediği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Başhekim Yardımcısı Dr. Akif Akça ile Sosyal Hizmet Uzmanı Nazlıcan Toprak hakkında “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçundan kamu davası açılmıştı.
Uzun süren yargılama sonucunda Küçükçekmece 27. Asliye Ceza Mahkemesi, 13 Mayıs 2025 tarihli, 2024/76 Esas ve 2025/427 Karar sayılı hükmüyle her iki sanık hakkında ayrı ayrı beraat kararı verdi.
Mahkeme; sanık savunmalarını, tanık beyanlarını, hastane kayıtlarını, idari inceleme belgelerini ve dosya kapsamındaki diğer delilleri birlikte değerlendirdi.
Gerekçeli kararda, hastaneye gebelik nedeniyle başvuran ve yaşı küçük olduğu tespit edilen kişiler yönünden gerekli adli bildirimin yapılmasının önemine işaret edilmekle birlikte, sanıkların cezai sorumlulukları ayrıca ele alındı.
Mahkeme özellikle;
· Sanıkların dava konusu çocuk gebeleri bizzat muayene etmediklerini ve gebelik tespitini doğrudan yapan kişiler olmadıklarını,
· Yabancı uyruklu bazı hastaların kimlik ve doğum tarihi kayıtlarında dönemin şartları itibarıyla belirsizlikler bulunduğunu,
· Konsültasyon ve kayıt süreçlerinde kullanılan sistemlere ilişkin dosyaya yansıyan hususları,
· Sanıkların isnat edilen suçu işlediklerini ortaya koyacak nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını
değerlendirdi.
Bu gerekçelerle Mahkeme, Dr. Akif Akça ve Nazlıcan Toprak'ın üzerlerine atılı “zincirleme şekilde kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçunu işlediklerinin sabit olmadığı sonucuna ulaştı.
Her iki sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verildi.
İlk derece mahkemesinin beraat kararına karşı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuruldu.
Dosya, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2026/28 Esas ve 2026/1095 Karar sayılı dosyasında incelendi.
3. Ceza Dairesi, 2 Temmuz 2026 tarihli kararında, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi kapsamında Bakanlığın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan belirli davalarda katılma hakkı bulunmakla birlikte, yargılamaya konu “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçu bakımından davaya katılma ve hükmü istinaf etme sıfatının bulunmadığını değerlendirdi.
Bu nedenle Daire, beraat kararının esasına yönelik bir inceleme yapmaksızın, CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verdi.
Karara karşı itiraz kanun yolu açık bırakıldı.
Katılan vekili, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına karşı itirazda bulundu.
İtiraz, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2026/40 Değişik İş sayılı dosyasında incelendi.
4. Ceza Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararını yerinde buldu. Katılanın, suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar gören konumunda bulunmadığı ve bu nedenle davaya katılma ile istinaf kanun yoluna başvurma hakkının olmadığı yönündeki değerlendirme benimsendi.
Katılan vekilinin itirazı 17 Temmuz 2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak reddedildi.
Kanun yolu sürecinin tamamlanmasının ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince düzenlenen kesinleşme şerhinde;
· Dosya No: 2026/28 Esas
· Karar No: 2026/1095
· Gerekçeli Karar Tarihi: 02.07.2026
· Kesinleşme Tarihi: 17.07.2026
· Karar Türü: İstinaf Başvurusunun Reddi
· Kesinleşme Türü: İtirazın Reddi
olarak kayıt altına alındı.
Böylece Küçükçekmece 27. Asliye Ceza Mahkemesince 13 Mayıs 2025 tarihinde Dr. Akif Akça ve Sosyal Hizmet Uzmanı Nazlıcan Toprak hakkında verilen beraat hükümleri, kanun yolu sürecinin tamamlanmasıyla kesinleşmiş oldu.
2017 yılında meydana gelen olaylara ilişkin olarak başlatılan ve yıllarca devam eden ceza yargılaması, ilk derece mahkemesinin sanıkların mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi sonucunda beraatle sonuçlandı.
Beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, başvurucunun kanun yoluna başvurma sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi. Bu karara yönelik itirazın da kesin olarak reddedilmesi üzerine yargılama süreci 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla hukuken tamamlandı.
Sonuç itibarıyla, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki 2017 yılı çocuk gebeliği vakalarının bildirimine ilişkin olarak Dr. Akif Akça ve Sosyal Hizmet Uzmanı Nazlıcan Toprak hakkında yürütülen ceza davasında verilen beraat hükümleri kesinleşmiştir.
“Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle çok kalabalık topluluklara galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 2/249)
Tarih boyunca nice peygamber ve mümin zulme uğramış, muhasara altında kalmış; ancak hakka olan imanlarından ve sabırlarından vazgeçmemişlerdir. Bugün de Gazze’de, Filistin’in tamamında, Doğu Türkistan’da, Sudan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan acılar, bizlere mazlumun yanında durmanın ve adalet için dua etmenin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu hatırlatmaktadır.
Tarih şahittir ki zulüm kalıcı olmamış; Nemrutlar, Firavunlar ve Ebu Cehiller kaybetmiş; Hakk’ın yolunda sabırla sebat edenler sonunda izzet bulmuştur.
Bu mübarek Cuma gününde Yüce Rabbimizden; zulüm altında yaşayan bütün mazlumlara nusret ve ferahlık ihsan etmesini, akan kanın durmasını, adaletin, merhametin ve huzurun hâkim olmasını niyaz ediyorum.
Cumanız mübarek olsun.
Selâm ve dua ile…
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez.” (Mâide, 5/105)
Ailemize, toplumumuza ve bütün insanlığa karşı duyarlı olmak, Müslüman olmanın önemli bir gereğidir. Nemelazımcı ve vurdumduymaz bir anlayış bizlere yakışmaz. Mümin; iyiliği çoğaltmanın, kötülüğe engel olmanın ve sorumluluklarını hakkıyla yerine getirmenin gayretinde olandır.
Bugün Gazze’de, Filistin’in tamamında, Doğu Türkistan’da, Sudan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında yaşayan mazlumların feryadı hepimizin vicdanında yankılanmaktadır. Müminin görevi; zulme rıza göstermemek, haksızlık karşısında sessiz kalmamak ve adaletin yanında dimdik durmaktır.
Bu mübarek Cuma’nın; başta Mescid-i Aksâ olmak üzere bütün mukaddes beldelerin emniyet ve huzuruna, mazlumların kurtuluşuna, yeryüzünde barışın, adaletin ve merhametin hâkim olmasına vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
Nazilli Devlet Hastanemizde, Özel Referans Hastanesi Tıbbi Direktörü ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı, kıymetli hocamız Prof. Dr. Halit Çınarka ile Hastane Müdürü Ömer Şahan’ı hayırlı olsun ziyaretleri vesilesiyle ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk.
Başhekimimiz Op. Dr. Şafak Çalışkan hocamızın da katılımıyla gerçekleştirdiğimiz samimi sohbet ve güzel temennileri için kendilerine gönülden teşekkür ediyor; sağlık, huzur ve başarı dolu çalışmalar diliyorum.
https://www.instagram.com/p/DbYAvE0jBNh/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MzRlODBiNWFlZA==
Çine Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Dinçer Biçer, görevi başındayken geçirdiği beyin kanaması sonucu, yapılan tüm müdahalelere rağmen Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
Merhum meslektaşıma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm sağlık camiasına sabr-ı cemîl diliyorum.
Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. Mekânı cennet, makamı âlî, ruhu şâd olsun.
*“Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnız Allah’tan korkan kimseler imar ederler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”* **(Tevbe, 9/18)**
Mescid-i Aksa; ilk kıblemiz, Miraç’ın mübarek mekânı ve İslâm’ın en mukaddes emanetlerinden biridir. Ona yönelik her türlü saldırı ve provokasyon, yalnızca bir mabedi değil; insanlığın ortak vicdanını, din ve ibadet hürriyetini de hedef almaktadır.
Bugün Gazze’de, Filistin’in tamamında, Doğu Türkistan’da, Sudan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında yaşayan mazlumların feryadı hepimizin vicdanında yankılanmaktadır. Müminin görevi; zulme rıza göstermemek, haksızlık karşısında sessiz kalmamak ve adaletin yanında dimdik durmaktır.
Bu mübarek Cuma’nın; başta Mescid-i Aksa olmak üzere bütün mukaddes beldelerin emniyet ve huzuruna, mazlumların kurtuluşuna, yeryüzünde barışın, adaletin ve merhametin hâkim olmasına vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
**Cuma’nız mübarek olsun.**
**Selâm ve dua ile…**