Bu Blogda Ara

8 Ekim 2026 Perşembe

Nazilli’ye Adanmış Bir Ömür: Hasan Özdin’e Veda


İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

Nazillililer Derneği Başkanı ve Nazilli Ticaret Odası eski başkanlarından, önceki dönem Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mahir Ünal’ın muhterem kayınpederi, Dr. Aslı Özdin Takmaklı’nın kıymetli babası Hasan Özdin Beyefendi’nin vefatını derin bir teessürle öğrendim.

Ömrü boyunca inandığı değerlere bağlılığı, güzel ahlakı ve Nazilli’mizin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına sunduğu hizmetlerle gönüllerde müstesna bir yer edinen merhum Hasan Özdin Beyefendi’yi rahmet ve hürmetle yâd ediyorum.

Merhuma Cenâb-ı Allah’tan rahmet ve mağfiret; başta kıymetli evlatları Av. Şule Özdin Ünal ve Dr. Aslı Özdin Takmaklı, Sayın Bakanımız Mahir Ünal ve Mustafa Takmaklı olmak üzere bütün aile fertlerine, yakınlarına, dostlarına ve sevenlerine sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyorum.

Rabbim taksiratını affeylesin, kabrini nur, makamını âli, mekânını cennet eylesin.

Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

6 Ekim 2026 Salı

Rabbim, Gazeteci-Yazar Cevat Özkaya’ya Şâfî İsmi Hürmetine Şifa İhsan Eylesin

Rabbim, gazeteci-yazar Cevat Özkaya’ya Şâfî ismi hürmetine şifa ihsan eylesin; tedavisini hayırlı neticelere vesile kılsın. Kendisine güç ve afiyet, ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet versin.

“Beni yaratan da doğru yola ileten de O’dur. Beni yediren de içiren de O’dur. Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.” (Şuarâ, 26/78-80)

Yâ Şâfî… Şifa senden. Rabbim dualarımızı kabul, Cevat Özkaya’nın şifasını tez ve daim eylesin. Âmin.

 

Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezinin Geliştirilmesine Yönelik Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi





05 Ekim 2026

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. Mete Erki, Hastanemiz Başhekimi Op. Dr. Reha Sermet Aygören, Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi uzman hekimlerimiz ile hastane yönetiminin katılımıyla Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimliğinde değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. 

Toplantıda; Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezinin mevcut hizmet kapasitesi, girişimsel kardiyoloji ve primer PCI hizmetlerinin sürdürülebilirliği, açık kalp cerrahisinin geliştirilmesi, insan kaynağı ve altyapının güçlendirilmesi ile merkezin geleceğe yönelik gelişim modeli kapsamlı olarak ele alındı. 

Bölgesel Bir Kalp Merkezi Hedefi

Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Nazilli Devlet Hastanesinin yalnızca ilçe ölçeğinde hizmet veren bir sağlık tesisi olarak değil; Aydın’ın doğu bölgesi ve çevre ilçelere hizmet sunabilecek güçlü bir kardiyovasküler merkez olarak geliştirilmesinin önemi vurgulandı.

Poliklinik hizmetlerinden girişimsel kardiyolojiye, primer PCI uygulamalarından kalp damar cerrahisine, yoğun bakım ve hasta takibine kadar tüm süreçlerin bütünleşik bir yapı içerisinde yürütülmesinin hedeflendiği belirtildi. Yapıştırılan metin

Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisinde Entegre Hizmet Modeli

Kalp Merkezinin sürdürülebilir gelişiminde ekip çalışmasının ve ortak sorumluluk anlayışının temel öneme sahip olduğu ifade edildi. Kardiyoloji ile Kalp Damar Cerrahisi hizmetlerinin birbirinden bağımsız değil, aynı klinik sistemin birbirini tamamlayan bileşenleri olarak yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Yapıştırılan metin

Hasta yönetim sürecinin;

Poliklinik → Tanı → Anjiyografi → Heart Team/Kalp Konseyi → Girişimsel tedavi veya cerrahi → Yoğun bakım → Servis → Takip

şeklinde bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının, hasta güvenliği ve hizmet kalitesine önemli katkı sağlayacağı değerlendirildi. Yapıştırılan metin

Açık Kalp Cerrahisi Hizmetleri Kademeli Olarak Geliştirilecek

Nazilli Devlet Hastanesinde açık kalp cerrahisinin güvenli, düzenli ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesinin temel hedeflerden biri olduğu belirtildi.

İlk aşamada güvenli ve devamlılığı olan bir cerrahi programın oluşturulmasının öncelikli olduğu; ekip deneyimi ve altyapının gelişimine paralel olarak koroner bypass cerrahisinin yanı sıra kapak cerrahisi ve diğer ileri kalp damar cerrahisi uygulamalarının da hizmet kapsamına alınabileceği ifade edildi. 

Multidisipliner Yaklaşım ve Kalp Konseyi

Hastaların tedavi planlarının bireysel değil, gerektiğinde multidisipliner değerlendirmeyle belirlenmesinin önemine dikkat çekildi.

Kompleks vakaların Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi ekipleri tarafından ortak olarak değerlendirilmesi, gerektiğinde deneyimli merkezlerle görüş alışverişinde bulunulması ve medikal, girişimsel ya da cerrahi tedavi seçeneklerinin hasta bazında birlikte ele alınması planlandı. 

Eğitim, Deneyim Paylaşımı ve Akademik Gelişim

Kalp Merkezinin gelişim sürecinde hekimlerin ileri girişimsel kardiyoloji, ritim bozuklukları, elektrofizyoloji, pacemaker ve ICD gibi ileri uygulamalarda bilgi ve deneyimlerinin artırılmasının desteklenmesi gerektiği belirtildi.

Deneyimli merkezlerle vaka bazlı eğitim ve iş birliği yapılmasının yanı sıra, klinik faaliyetlerin bilimsel ve akademik çalışmalara dönüştürülmesinin de hekimlerin mesleki gelişimine önemli katkı sağlayacağı değerlendirildi. Hasta Odaklı, Ölçülebilir ve Sürekli Gelişen Bir Sistem

Toplantıda, Kalp Merkezinin başarısının yalnızca yapılan işlem sayılarıyla değil, hastaların tanıdan tedaviye ve takip sürecine kadar bütün sağlık hizmeti yolculuğuyla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Hizmet sonuçlarının düzenli izlenmesi, elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve gelişime açık alanların belirlenerek sürekli iyileştirme çalışmalarının yürütülmesinin kurumsal gelişimin önemli bir parçası olacağı ifade edildi. 

Güçlü ve Sürdürülebilir Bir Merkez İçin Ortak Hedef

Toplantının genel değerlendirmesinde; Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi, Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım, hemşirelik hizmetleri, teknik birimler ve hastane yönetiminin ortak hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemine dikkat çekildi.

Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezinin hizmet kapasitesinin kademeli olarak geliştirilmesi; kardiyoloji, girişimsel kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi hizmetlerinin entegre, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içerisinde yürütülmesi hedefleniyor.

Bu çalışmalarla Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezinin, Aydın’ın doğu bölgesi ve çevre ilçeler için güçlü, güvenilir ve tercih edilen bir bölgesel referans merkezi hâline getirilmesi amaçlanıyor. 

3 Ekim 2026 Cumartesi

TEŞEKKÜR: Yeni Yaşıma Başlarken Dostluğun, Vefanın ve Gönül Bağlarının Kıymetini Bir Kez Daha Hissettim


TEŞEKKÜR

Kıymetli dostlarım, değerli arkadaşlarım ve meslektaşlarım;

Doğum günüm vesilesiyle bizzat ziyaret ederek, telefonla arayarak, mesajla ve sosyal medya üzerinden güzel dilek ve temennilerini ileten; arayan, soran ve hatırlayan tüm dost, akraba, arkadaş ve meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.

Her bir mesajınız, güzel sözünüz ve samimi temenniniz benim için ayrı bir değer taşıdı. Hayatın koşuşturması içinde hatırlanmak, dostlukların ve gönül bağlarının yıllar geçse de devam ettiğini görmek, yeni yaşıma başlarken benim için en kıymetli hediyelerden biri oldu.

Her yeni yaş, ömür sermayemizden geçen bir yılın muhasebesini yaparken, bize emanet edilen zamanı ne kadar anlamlı ve faydalı değerlendirebildiğimizi de yeniden düşünme vesilesi oluyor. İnşallah geride bıraktığımız yıllarda ailemize, dostlarımıza, mesleğimize ve insanımıza karşı sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirebilmiş, gönüllerde güzel bir iz bırakabilmişizdir.

Gösterdiğiniz yakınlık, dostluk ve muhabbet için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Mesajlarına henüz tek tek karşılık veremediğim dostlarım varsa affımı rica ediyorum.

Yüce Rabbim hepimizi sevdiklerimiz ve sevenlerimizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk içinde nice güzel yıllara eriştirsin; dostluğumuzu ve muhabbetimizi daim eylesin, birbirimizin eksikliğini göstermesin.

İyi ki varsınız.

Her birinize sevgi, selam ve hürmetlerimi sunuyor, Allah’a emanet ediyorum.


27 Eylül 2026 Pazar

İyi ki merhamet sahibi insanlar var… İyi ki Mehmet Abacı gibi güzel insanlar var!

İstanbul’da Başakşehir Devlet Hastanesi’nde, ardından Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yaptığım yıllarda hastamız olarak tanıdığım, o günden bugüne de irtibatımızı hiç kesmediğimiz kıymetli dostumuz Mehmet Abacı Bey…

Onu tanıyanlar, sahipsiz canlara karşı nasıl büyük bir merhamet ve sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini çok iyi bilir.

Mehmet Bey, hemen her gün kendi aracıyla yola çıkar; sahipsiz hayvanlar için temin ettiği et, kemik ve diğer yiyecekleri arabasına yükleyerek gece boyunca Başakşehir’den Esenyurt’a, gerektiğinde Silivri ve Çatalca’ya kadar uzanan geniş bir bölgede sahipsiz hayvanlara muntazam şekilde dağıtır. Yalnızca karınlarını doyurmakla kalmaz; sularını temin eder, hasta veya yaralı gördüğü hayvanları bulunduğu yerden alarak veteriner hekimlere götürür, tedavileriyle yakından ilgilenir.

Bütün bunları herhangi bir karşılık, takdir ya da görünürlük beklemeden, yıllardır büyük bir fedakârlık ve merhametle sürdürüyor.

İyilik bazen büyük sözlerle değil; gecenin bir vaktinde bir canlının önüne bırakılan bir kap yemek, bir tas su ve hasta bir hayvanı çaresiz bırakmamakla kendisini gösteriyor.

Mehmet Abacı Bey’in yıllardır sessiz sedasız sürdürdüğü bu güzel gayreti gönülden takdir ediyor; kendisine sağlık, güç ve bereket diliyorum.

Rabbim yaptığı her iyiliği, doyurduğu ve şefkat gösterdiği her canı hanesine hayır olarak yazsın.

İyi ki merhamet sahibi insanlar var. İyi ki Mehmet Abacı gibi güzel insanlar var.

'Dikili ağacım dahi yok!'

Kamu görevinde makam geçicidir; geriye bırakılan asıl miras, emanete nasıl sahip çıkıldığıdır.

Merhum Hasan Celal Güzel’in 2013 yılında kaleme aldığı bu satırlar, “beytülmal” hassasiyetinin ne demek olduğunu son derece çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Allah rahmet eylesin; mekânı cennet olsun.

 

25 Eylül 2026 Cuma

25 Eylül Dünya Eczacılar Günü Kutlu Olsun


Sağlık hizmeti, farklı meslek gruplarının bilgi, tecrübe ve sorumluluklarını ortak bir amaç doğrultusunda bir araya getirdiği büyük bir ekip çalışmasıdır. Bu ekibin vazgeçilmez unsurlarından biri de eczacılarımızdır.

Eczacılık; yalnızca ilacın temin ve teslim edildiği bir alan değil, ilacın doğru hastaya, doğru zamanda, uygun koşullarda ve güvenli biçimde ulaştırılmasını sağlayan bilimsel ve mesleki bir sorumluluktur. İlaç güvenliği, uygun saklama koşullarının sağlanması, doz ve etkileşimlerin değerlendirilmesi, stok ve tedarik yönetimi, soğuk zincirin korunması, akılcı ilaç kullanımı ve hastaların doğru bilgilendirilmesi gibi pek çok süreçte eczacılarımızın bilgi ve deneyimi, sağlık hizmetinin kalitesine doğrudan katkı sağlamaktadır.

Hekimlik ve sağlık yöneticiliği görevlerim sırasında, özellikle hastane hizmetlerinin yoğun temposu içerisinde eczacılarımızın ne kadar önemli bir sorumluluk üstlendiklerine defalarca şahit oldum. Bir ilacın zamanında temin edilmesinden kritik stokların yönetimine, tedavinin kesintiye uğramamasından hasta güvenliğinin korunmasına kadar çoğu zaman görünmeyen, ancak son derece kıymetli bir emeğin sahibidirler.

Bu nedenle eczacılığı, sağlık hizmetinin yalnızca destekleyici bir unsuru değil; hasta güvenliği ve etkin tedavinin temel paydaşlarından biri olarak görüyorum.

Başta Nazilli Devlet Hastanesinde birlikte görev yaptığımız değerli eczacı arkadaşlarımız olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında bilgi, dikkat, sabır ve özveriyle insan sağlığına hizmet eden tüm eczacılarımızın 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’nü gönülden kutluyorum.

Mesleklerini bilimsel bilginin ışığında ve etik değerlerden ödün vermeden sürdüren tüm eczacılarımıza emekleri ve sağlık sistemimize kattıkları değer için teşekkür ediyor; sağlık, huzur ve başarılarla dolu nice yıllar diliyorum.

İyi ki varsınız.

“Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir.” (İsrâ, 17/1)


Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır:

“Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir.” (İsrâ, 17/1)

Kudüs ve Mescid-i Aksâ; yalnızca bir şehir ve bir mabet değil, peygamberlerin hatırasını taşıyan, üç semavî din için büyük önem arz eden ve asırlardır insanlığın ortak hafızasında yer alan mukaddes bir emanettir.

Tarihimizde bu emanete sahip çıkma iradesinin dikkat çekici örneklerinden biri de Sultan II. Abdülhamid döneminde görülmüştür. Theodor Herzl öncülüğündeki Siyonist hareketin Filistin’de bir Yahudi yurdu kurulmasına yönelik girişimleri karşısında Osmanlı yönetimi, Filistin’in siyasî statüsünü koruyan bir politika izlemiş; II. Abdülhamid bu yöndeki talepleri kabul etmemiştir.

Tarih bize hatırlatmaktadır ki vatan yalnızca üzerinde yaşadığımız toprak değil; geçmişten devraldığımız ve gelecek nesillere karşı sorumluluğunu taşıdığımız bir emanettir. Kudüs ise bu emanet şuurunun, adaletin ve birlikte yaşama idealinin en güçlü sembollerinden biridir.

Bugün bize düşen; geçmişin hatırasını yaşatırken adaletten ayrılmamak, hiçbir insanın canını, inancını ve haysiyetini değersiz görmemek; kimden gelirse gelsin zulmün karşısında, kim olursa olsun mazlumun yanında durmaktır.

Bu mübarek Cuma’nın; Mescid-i Aksâ’nın ve Kudüs’ün huzura kavuşmasına, Gazze ve Filistin’de akan kan ve gözyaşının dinmesine; başta Gazze, Sudan, Doğu Türkistan ve Hindistan olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan bütün mazlumların hak ve hürriyetlerine kavuşmasına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Rabbim bizlere emanete sadakat göstermeyi, hakkı ve adaleti gözetmeyi; zulme karşı merhameti, haksızlığa karşı hakkaniyeti hâkim kılmayı nasip eylesin.

Cuma’nız mübarek olsun.

18 Eylül 2026 Cuma

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” (Nahl, 16/90)


Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” (Nahl, 16/90)

Adalet, merhamet ve iyilik; yalnızca bireysel hayatımızın değil, huzurlu bir toplumun ve barış içinde bir dünyanın da temelidir. Mümin, haksızlığa kayıtsız kalmayan; mazlumun derdiyle dertlenen, imkânı ölçüsünde iyiliği çoğaltmaya ve kötülüğe engel olmaya gayret eden kişidir.

Bugün Gazze başta olmak üzere Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da, Arakan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında yaşayan milyonlarca insanın feryadı, hepimizin vicdanına yönelmiş bir çağrıdır. Akan her damla kan, sönen her umut ve yıkılan her yuva; insanlığın adalet ve merhamet sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Bu mübarek Cuma gününün hürmetine; zulüm altında yaşayan bütün mazlumlara nusret ve ferahlık ihsan etmesini, haksızlıkların sona ermesini, akan kanın ve gözyaşının dinmesini ve yeryüzünde adaletin, merhametin, barışın ve huzurun hâkim olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

Cumanız mübarek olsun.

Selâm ve dua ile…

17 Eylül 2026 Perşembe

Celal Kara’ya Verilen Sağlık Raporları Sürecinden İfade Özgürlüğü Kararına: Manevi Tazminat Davası Dr. Akif Akça Lehine Sonuçlandı

Celal Kara’ya Verilen Sağlık Raporları Sürecinden İfade Özgürlüğü Kararına

Bazı dosyalar yalnızca bir dava dosyası değildir.

Bir dönemin tartışmalarını, kamu görevlilerinin sorumluluğunu, yapılan itirazları ve yıllar sonra verilen yargı kararlarını aynı çizgide buluşturur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09.09.2026 tarihli kararı da benim açımdan böyle bir sürecin önemli halkalarından biri oldu.

Olayın arka planı 2014 yılına uzanıyor.

Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, FETÖ/PDY kapsamında meslekten ihraç edilen ve halen firari olarak aranan özel yetkili savcı Celal Kara’ya düzenlenen ameliyat ve istirahat raporları, daha sonra idari incelemelere konu edildi.

Dava kapsamında sunduğum savunmada; raporların düzenlenme biçimi, ameliyat ve patoloji kayıtları arasındaki uyumsuzluklar ile devam raporunun farklı bir hekim tarafından verilmesi gibi hususların incelemeye alındığını belirttim.

İstanbul Valiliğinin 13.04.2017 tarihli inceleme oluru kapsamında görevlendirilen ön incelemeci de süreçte bazı uyumsuzluklar tespit etmiş ve konunun daha ileri incelemeye tabi tutulması yönünde tevdi raporu hazırlamıştı.

Bu süreçle ilgili yaptığım sosyal medya paylaşımları nedeniyle Dr. Necati Taşkın tarafından hakkımda 50.000 TL manevi tazminat davası açıldı.

Aynı paylaşımlar nedeniyle yürütülen ceza davasında ise Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi hakkımda beraat kararı verdi.

Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin istinaf ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin temyiz incelemelerinden geçerek 24 Haziran 2025’te kesinleşti.

Ardından Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi de 02.12.2025 tarihinde manevi tazminat davasını reddetti.

Davacı taraf kararı istinafa taşıdı.

Dosya, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin önüne geldi.

Daire, dava konusu ifadeleri bir bütün olarak değerlendirdi.

Ve kararın gerekçesinde:

söz konusu ifadelerin eleştirel mahiyette olduğu, hakaret niteliği taşımadığı, kişisel değer yargısı kapsamında bulunduğu ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı kabul edildi.

Bu gerekçeyle davacının istinaf başvurusu, HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddedildi.

Böylece Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı korunmuş oldu.

İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesinin 09.09.2026 tarihli kararıyla hakkımda açılan manevi tazminat davası lehime sonuçlandı.

Karar, HMK 362/1-a maddesi gereğince miktar itibarıyla kesin olarak verildi.

Bu dosyanın benim açımdan anlamı yalnızca bir davanın lehime sonuçlanmış olması değildir.

Asıl önemli olan, kamuoyunu ilgilendiren bir konuda yapılan eleştirinin hukuki sınırlar içinde değerlendirilmiş olmasıdır.

Mahkeme, eleştiriyi hakaretle eşitlemedi.

Kişisel değer yargısı ile kişilik hakkına saldırı arasındaki çizgiyi ayırdı.

İfade özgürlüğünün yalnızca hoşa giden sözleri değil; rahatsız eden, sorgulayan ve tartışma yaratan düşünceleri de kapsayabileceğini ortaya koydu.

Hukuk devleti tam da burada anlam kazanır.

Eleştiri susturulacak bir tehdit değil; demokratik toplumda hukuk sınırları içinde korunması gereken bir haktır.


 

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı 65. Yılında Rahmetle Anıyorum

Bugün, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk tarihinde derin izler bırakan acı hadiselerden birinin üzerinden 65 yıl geçti.

27 Mayıs 1960 askerî darbesiyle Demokrat Parti iktidarına son verildi; Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Başbakan Adnan Menderes, bakanlar ve milletvekilleri tutuklandı ve Yassıada’da yargılandı.

Bu sürecin sonunda Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan 16 Eylül 1961’de, Başbakan Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edildi.

1899 yılında Aydın’da dünyaya gelen Adnan Menderes, 1931’de Aydın Milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Demokrat Parti’nin “Yeter, söz milletindir!” sloganıyla yürüttüğü 1950 seçimlerinin ardından yaklaşık on yıl Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı görevini üstlendi.

Menderes’in son anlarına ilişkin kayıtlarda, idam kararı kendisine okunduğunda;

“Allah milletimize zeval vermesin.”

dediği aktarılmaktadır.

Cumhuriyet Arşivi’nde yer alan vasiyet zaptında ise şu ifadeler bulunmaktadır:

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedî saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum.”

Adnan Menderes, 17 Eylül 1961 günü İmralı Adası’nda idam edildi.

Aradan 65 yıl geçti.

Ancak 27 Mayıs darbesi, Yassıada yargılamaları ve bir Başbakan ile iki bakanın idam edilmesi; Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve siyasi hayatında bıraktığı derin izlerle hafızalardaki yerini koruyor.

Geçmişi hatırlamanın anlamı yalnızca yaşanan acıları anmak değildir. Aynı zamanda demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının ve millet iradesinin kıymetini gelecek nesillere aktarabilmektir.

Siyasetçiler eleştirilebilir.

Hükûmetler değişebilir.

İktidarlar seçimle gelip seçimle gidebilir.

Ancak hiçbir siyasi ihtilafın çözümü askerî müdahale ve darağacı olmamalıdır.

Millet iradesinin üstünlüğü ve hukukun egemenliği, geçmişin acı tecrübelerinden çıkaracağımız en önemli derslerden ve gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri olmalıdır.

11 Nisan 1990’da kabul edilen 3623 sayılı Kanunla Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın hukukî itibarları iade edildi; naaşları 17 Eylül 1990’da, idamlarından 29 yıl sonra, devlet töreniyle İstanbul’daki Anıt Mezar’a nakledildi.

2020 yılında kabul edilen 7248 sayılı Kanunla da Yüksek Adalet Divanının hukukî dayanağını oluşturan hükümler geçmişe etkili olarak yürürlükten kaldırıldı; hükümsüz hâle gelen kararların adlî sicil ve arşiv kayıtlarından silinmesi hükme bağlandı.

Bu duygu ve düşüncelerle;

Aydın’ın yetiştirdiği devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlarından Adnan Menderes’i; Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, idam edilişlerinin 65. yılında rahmet, minnet, saygı ve hürmetle yâd ediyorum.

Mekânları cennet, ruhları şâd olsun.

Demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve millet iradesinin bir daha hiçbir şart altında kesintiye uğramaması temennisiyle…

Kaynak Notları

  1. TBMM: Adnan Menderes’in biyografisi; 1899 Aydın doğumu ve 1931’de milletvekilliğine seçilmesi.
  2. TBMM – Meclis Haber: Demokrat Parti’nin 1950 seçimleri ve “Yeter, söz milletindir!” sloganı.
  3. Anadolu Ajansı / TRT Haber: 16–17 Eylül 1961 infazları ile Menderes’in son anlarına ilişkin anlatımlar.
  4. Cumhuriyet Arşivi belgelerini aktaran TRT Haber: Menderes’in vasiyet zaptındaki ifade.
  5. TBMM – 3623 sayılı Kanun: Hukukî itibarların iadesi.
  6. Resmî Gazete – 7248 sayılı Kanun: Yüksek Adalet Divanına ilişkin 2020 düzenlemesi. 

16 Eylül 2026 Çarşamba

Uluslararası Sağlık Turizmi Yolculuğunda Güzel Bir Netice

Aydın Şehir Hastanemizin Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi almaya hak kazanmış olmasını büyük bir memnuniyetle öğrendim.

Aydın Şehir Hastanesinde Başhekim Yardımcısı olarak görev yaptığım dönemde; Sağlık Turizmi Biriminin oluşturulması, gerekli kurumsal yapılanmanın başlatılması ve USHAŞ nezdindeki sertifikasyon ve başvuru sürecine ilişkin hazırlık ve sözleşme çalışmalarının yürütülmesi aşamalarında çalışma arkadaşlarımızla birlikte emek verdiğimiz bu sürecin bugün böyle güzel bir neticeye ulaşmış olması, benim için de ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesidir.

Kurumsal başarılar, farklı dönemlerde görev alan birçok insanın emeğinin, gayretinin ve ortak bir hedef doğrultusunda yürüttüğü çalışmaların sonucudur. Başlatılmasına katkı sunduğumuz çalışmaların devam ettirilerek Aydın Şehir Hastanemizin uluslararası sağlık turizmi alanında yetkilendirilmiş sağlık tesisleri arasına katılmasını son derece kıymetli buluyorum.

Başta Aydın İl Sağlık Müdürümüz Dr. Eser Şenkul ve Aydın Şehir Hastanesi yönetimi olmak üzere; hazırlık, başvuru, denetim ve yetkilendirme sürecinde emeği geçen tüm yönetici ve çalışma arkadaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum.

Aydın Şehir Hastanemize, Aydın’ımıza ve sağlık camiamıza hayırlı olsun.

Uluslararası hastalara nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunma yolunda atılan bu önemli adımın nice güzel çalışmalara ve yeni başarılara vesile olmasını diliyorum.

11 Eylül 2026 Cuma

“Size cehenneme girmeyecek kimseleri bildireyim mi? Cana yakın, yumuşak huylu ve kolay geçinilen kişi.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 45)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Size cehenneme girmeyecek kimseleri bildireyim mi? Cana yakın, yumuşak huylu ve kolay geçinilen kişi.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 45)

Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda yeniden kendimizle yüzleşmeye, hayatımızı ve ahlâkımızı gözden geçirmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhuyla temsil ettiği nebevî ahlâkı hayatımıza yansıtmak; insanlara karşı cana yakın, yumuşak huylu, anlayışlı ve kolaylaştırıcı olmak hepimiz için büyük bir sorumluluktur.

Unutmayalım ki insan onuruna yakışır bir hayat yaşamanın yolu; Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v.) cihanşümul ahlâkını tanımaktan, merhameti çoğaltmaktan ve güzel ahlâka sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.

Bu mübarek Cuma’nın; kalplerimizi kibirden, öfkeden ve katılıktan arındırmasına, dilimizi güzel sözle, hâlimizi nezaket ve merhametle güzelleştirmesine, insanlara yük değil kolaylık, kırgınlık değil muhabbet, sertlik değil şefkat taşıyan kullardan olmamıza; mazlumların hak ve hürriyetlerine kavuşmasına, başta Gazze, Sudan, Doğu Türkistan ve Hindistan olmak üzere dünyanın dört bir yanında akan kan ve gözyaşının dinmesine, insan onurunun her türlü çıkar ve siyasetin üzerinde tutulduğu daha adil ve merhametli bir dünyanın inşasına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Cuma’nız mübarek olsun.

7 Eylül 2026 Pazartesi

Prof. Dr. Asaf Ataseven’i Vefatının 18. Yılında Rahmet ve Minnetle Anıyorum

8 Eylül 2008’de Hakk’ın rahmetine kavuşan, ömrünü hekimliğe, ilme, hayır hizmetlerine ve insanımıza adamış Prof. Dr. Asaf Ataseven Hocamızı, vefatının 18. yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.


Prof. Dr. Asaf Ataseven (1932–2008)

Asaf Ataseven Hocam, benim için yalnızca tıp camiamızın kıymetli bir hocası ve meslek büyüğü değildi. Aynı zamanda rahmetli babamın kadim dostlarından biri, benim de sağlığında tanıma, görüşme ve sohbetlerinden istifade etme bahtiyarlığına eriştiğim değerli bir büyüğümdü. Bu sebeple kendisini bugün hem meslekî hizmetleriyle hem de ailemizin hafızasında bıraktığı güzel hatıralarla ayrı bir gönül yakınlığı içinde anıyorum.

Uzun yıllar Bezm-i Âlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi’nde hekim, klinik şefi ve başhekim olarak hizmet eden Asaf Ataseven Hocamız; Vakıf Gureba’nın tarihî misyonunun ve vakfiye ruhunun yaşatılması için gösterdiği gayret, çalışkanlığı, mücadeleci kişiliği ve hayır hizmetlerine olan bağlılığıyla tıp camiamızda unutulmaz izler bıraktı.

Hocamızla ilgili hafızamda yer eden kıymetli hatıralardan biri de 1994 yılı Ramazan ayında Darüzziyafe’de düzenlenen iftar programıdır. O yıllarda Sağlık-Der İstanbul Şubesi Başkanlığı görevini yürüttüğüm dönemde gerçekleşen bu programdan kalan fotoğraflar, bugün benim için yalnızca geçmişten birer kare değil; rahmetli Hocamızla aynı dostluk ve hizmet ortamlarını paylaşmış olmanın kıymetli hatıralarıdır.

1994 Ramazanı’ndan Bir Hatıra

1994 yılı Ramazan ayı, Darüzziyafe – İstanbul. İftar programında, dönemin Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan’a kendisi için hazırlanan plaketin takdiminden bir kare.

                                          

1994 yılı Ramazan ayında Darüzziyafe’de düzenlenen iftar programından bir başka hatıra. Prof. Dr. Asaf Ataseven Hocamız da programın kıymetli davetlileri arasındaydı.

Arşiv Notu:

1994 yılı Ramazan ayında Darüzziyafe’de düzenlenen bu iftar programında, Refah Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan’a kendisi için hazırladığımız plaket, dönemin Bağcılar Belediye Başkanı Av. Feyzullah Kıyıklık tarafından takdim edilmişti. Ben de o yıllarda Sağlık-Der İstanbul Şubesi Başkanı olarak programın davet sahibi sıfatıyla bulunuyordum. Rahmetli Prof. Dr. Asaf Ataseven Hocamız da bu iftar programının kıymetli davetlileri arasındaydı. 

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer…

İlimle inancı, meslek ahlâkıyla hizmet şuurunu bir arada yaşatan; ardında eserler, hayırlı hizmetler ve güzel hatıralar bırakan kıymetli Hocamızı rahmetle yâd ediyorum.

Rabbim Prof. Dr. Asaf Ataseven Hocamıza rahmetiyle muamele eylesin; kabrini nur, makamını âli, mekânını cennet eylesin. Rahmetli babam başta olmak üzere ebediyete irtihal eden bütün dostlarına da rahmetiyle muamele eylesin.

Ruhu için el-Fâtiha… 

#AsafAtaseven #VakıfGureba #Bezmialem #Vefa #RahmetleAnıyoruz #TıpTarihi

Teşekkürler Filenin Sultanları… Sizinle gurur duyuyoruz!

 

2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyorum. 🇹🇷🏆

2023’te kazandıkları tarihi şampiyonluğun ardından unvanlarını koruyarak bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıkan Filenin Sultanları, azimleri, mücadeleleri ve takım ruhlarıyla milletimize büyük bir gurur yaşattılar.

Bu büyük başarı, aynı zamanda Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkını da beraberinde getirdi.

Ay-yıldızlı formamızı gururla taşıyan sporcularımızı, teknik heyetimizi ve bu tarihi başarıda emeği bulunan herkesi gönülden tebrik ediyorum.

Teşekkürler Filenin Sultanları…

Sizinle gurur duyuyoruz! 🇹🇷👏🏆

#FileninSultanları #AvrupaŞampiyonu #Türkiye #EuroVolley2026

6 Eylül 2026 Pazar

“Ayakkabılarınız Sizde Kalsın”: Gazze’nin Çocuklarını Görmeyen Adidas’a Tepki!


Gazze’de binlerce çocuk ve yetişkin uzuvlarını kaybetmişken, Adidas’ın “Tek Ayakkabı” kampanyasının İsrail’deki tanıtımında eski bir IDF askerine yer vermesi vicdanları yaraladı.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 5.000’den fazla travmatik amputasyon yaşandı. Birleşmiş Milletler ise Gazze’nin, dünyada kişi başına en yüksek çocuk amputasyonu oranına sahip yerlerden biri olduğunu bildiriyor.

Böylesine büyük bir insanlık dramının ortasında, “kapsayıcılık” ve “sosyal sorumluluk” adına yürütülen bir kampanyada Gazze’de uzuvlarını kaybeden çocukların değil, eski bir İsrail askerinin öne çıkarılması haklı olarak tepki çekiyor.

İspanyol oyuncu Javier Bardem başta olmak üzere çok sayıda isim ve insan hakları savunucusu da Adidas’a yönelik boykot çağrılarına katıldı.

Bir tarafta proteze dahi ulaşamayan, savaşın bedelini bedenleriyle ödeyen Gazze’nin çocukları…

Diğer tarafta “kapsayıcılık” söylemiyle pazarlanan bir reklam kampanyası…

Kapsayıcılık, yalnızca görmek istediğimiz mağdurları görmek değildir.

Gazze’nin çocuklarını görmezden gelen hiçbir sosyal sorumluluk söylemi inandırıcı değildir.

Vicdan sahibi herkesin sorması gereken soru açık:

Adidas, Gazze’de uzuvlarını kaybeden binlerce çocuktan birini neden görmedi?

#Adidas #BoycottAdidas #Gazze #Gaza #Filistin #Palestine #GazzeÇocukları #HumanRights

https://youtu.be/wKUs_GzxPxg?si=pnoyQeLk-LULkjry

4 Eylül 2026 Cuma

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Vecdi Evren Genç’in Acı Günü

Nazilli Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, değerli meslektaşım Dr. Vecdi Evren Genç’in muhterem babasının vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.

Bir süre önce hastanemizde tedavi gördüğü günlerde kendisini ziyaret etmiş; Vecdi Hocam ve kıymetli annesiyle birlikte geçmiş olsun dileklerimizi iletmiştik. O günden kalan bu hatırayı bugün hüzünle yâd ediyorum.

Merhuma Allah’tan rahmet; başta Vecdi Hocam ve kıymetli annesi olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Rabbim rahmetiyle muamele eylesin; ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

Adalet, Ancak Herkes İçin Adalet Olduğunda Adalettir!


İnsan hakları, yalnızca metinlerde yazılı kaldığında değil; insanın canı, malı, onuru ve haysiyeti hiçbir ayrım gözetilmeksizin korunduğunda gerçek anlamına kavuşur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Veda Hutbesi’nde insanların canlarının, mallarının ve şereflerinin dokunulmazlığını ilan ederek adaleti ve insan haysiyetini vazgeçilmez bir sorumluluk olarak ortaya koymuştur.

Ne hazindir ki bugün insanlık, ilan ettiği evrensel değerlerle yaşanan gerçekler arasındaki derin uçurumla yüzleşmektedir. Gazze’de, Sudan’da ve Doğu Türkistan’da yaşanan zulümlere, Hindistan’da Müslümanlara yönelik bildirilen yargısız infaz ve linç vakaları, ayrımcılık ve diğer ağır hak ihlalleri de eklenmektedir. Dünyanın hangi coğrafyasında yaşanırsa yaşansın, masum bir insanın canının, inancının ve haysiyetinin çiğnenmesi bütün insanlığın vicdanında açılmış bir yaradır.

İnsan hakkı; mazlumun kimliğine, inancına, ırkına veya coğrafyasına göre değişemez. Zulüm, kime karşı ve kim tarafından işlenirse işlensin zulümdür. Adalet ise ancak herkes için adalet olduğunda adalettir.

Bu mübarek Cuma’nın; zulmün sona ermesine, mazlumların hak ve hürriyetlerine kavuşmasına, başta Gazze, Sudan, Doğu Türkistan ve Hindistan olmak üzere dünyanın dört bir yanında akan kan ve gözyaşının dinmesine; insan onurunun her türlü çıkar ve siyasetin üzerinde tutulduğu daha adil ve merhametli bir dünyanın inşasına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Cuma’nız mübarek olsun.

Bir Hizmet ve Dava İnsanı: Av. Sıddık Eraslan


Çekmeköy’ün kurucu Belediye Başkanı olarak üç dönem boyunca önemli hizmetlerde bulunan; hukukçu kimliği, fikir ve dava adamlığı, milletine hizmet anlayışı ve zor zamanlarda mazlumların yanında sergilediği vakur duruşuyla hayırla yâd edilecek Av. Sıddık Eraslan’ın vefatını derin bir teessürle öğrendim.

Bir ömrün ardından geriye makamlar ve unvanlardan ziyade, iyilikle anılmak ve insanların gönlünde güzel bir iz bırakmak kalıyor. Merhum Sıddık Eraslan da hizmetleri, dostlukları ve ardında bıraktığı güzel hatıralarla daima hayırla hatırlanacaktır.

Cenâb-ı Allah’tan kendisine rahmet; başta muhterem eşi, kıymetli gazeteci-yazar Sibel Eraslan Hanımefendi olmak üzere evlatlarına, ailesine, dostlarına ve tüm sevenlerine sabr-ı cemîl ve başsağlığı diliyorum.

Rabbim rahmetiyle muamele eylesin; mekânı cennet, makamı âlî, ruhu şâd olsun.

28 Ağustos 2026 Cuma

“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.” (Âl-i İmrân, 3/139)


Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.” (Âl-i İmrân, 3/139)

Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise bizlere, “Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin” buyurarak hak ve hakikat uğrunda imkânlarımız ölçüsünde gayret göstermenin sorumluluğunu hatırlatmaktadır. (Nesâî, Cihâd, 48)

Vatan sevgisi; bayrağımıza, ezanımıza ve bizi millet yapan mukaddes değerlerimize sahip çıkmak; birlik ve beraberliğimizi korumak, görevimizi hakkıyla yerine getirmek, adalet ve dürüstlüğü hayatımıza hâkim kılmaktır. Zaman değişse, zulüm farklı kisvelere bürünse de hak ile bâtılın mücadelesi devam etmektedir. Bize düşen; inancımızdan ve değerlerimizden aldığımız güçle ümitsizliğe kapılmadan hakkın, adaletin ve mazlumun yanında dimdik durmaktır.

Bu mübarek Cuma’nın; milletimizin birlik ve beraberliğinin daim olmasına, devletimizin kaim, ülkemizin huzur ve esenlik yurdu olmasına; başta Gazze, Sudan ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan bütün mazlumların feraha kavuşmasına; hakkın bâtıla, adaletin zulme ve merhametin nefrete galip gelmesine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Cuma’nız mübarek olsun.

24 Ağustos 2026 Pazartesi

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun

 

Yüce Rabbimiz, “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 21/107) buyurmaktadır.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yalnızca sözleriyle değil; yaşayışı, merhameti, adaleti, emanete sadakati, mazluma sahip çıkışı ve insan onuruna verdiği değerle bütün insanlık için en güzel örnek olmuştur. Bugün bizlere düşen; onun güzel ahlâkını yalnızca anmak değil, hayatımıza, davranışlarımıza ve birbirimizle olan ilişkilerimize taşıyabilmektir.

 

Ne yazık ki dünyanın birçok yerinde savaşların, zulümlerin, açlığın, göçün ve insanlık onurunu zedeleyen acıların devam ettiği bir dönemden geçiyoruz. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere zulüm ve sıkıntı altında bulunan bütün mazlumların acılarının dinmesini; adaletin, merhametin ve hakkaniyetin yeniden hâkim olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

 

İnsanlığa hakkı, hakikati, adaleti, merhameti, hikmeti ve güzel ahlâkı öğreten Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) dünyayı teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlid-i Nebî’nin; kardeşliğimizin güçlenmesine, gönüllerimizin arınmasına, birlik ve beraberliğimizin pekişmesine; milletimize, âlem-i İslâm’a ve bütün insanlığa huzur, barış, adalet ve rahmet getirmesine vesile olmasını diliyorum.

 

Mevlid Kandiliniz mübarek olsun.

Selam ve dua ile…


20 Ağustos 2026 Perşembe

Prof. Dr. Kerem Erkalp’e Yeni Görev: İÜC Kardiyoloji Enstitüsü Müdürü Oldu

İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde birlikte yöneticilik yapma imkânı bulduğumuz, bilgi, birikim ve yöneticilik tecrübesini yakından bildiğim kıymetli meslektaşımız Prof. Dr. Kerem Erkalp’i, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kardiyoloji Enstitüsü Müdürlüğü görevine atanması münasebetiyle gönülden tebrik ediyorum.

Kerem Hocamızın akademik ve idari tecrübesiyle, köklü bir geçmişe sahip Kardiyoloji Enstitümüzün bilimsel araştırma, eğitim ve sağlık hizmetleri alanlarındaki çalışmalarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Bu kıymetli görevlendirme dolayısıyla İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin Botanlıoğlu Hocamıza da teşekkür ediyorum.

Rabbim muvaffak eylesin; yeni görevinin Kerem Hocamız, Kardiyoloji Enstitümüz ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa camiası için hayırlara vesile olmasını, başarılarının daim olmasını diliyorum.

https://www.instagram.com/p/DcRG4PYsJUp/?igsh=MWtudHh3OTFrMTVmOQ==

 

16 Ağustos 2026 Pazar

Nazilli’de Açık Kalp Cerrahisi İçin Yeni Dönem: Kalp Merkezi Güçleniyor

 

Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezi’nde açık kalp cerrahisinin başlatılmasına yönelik çalışmalar yeni bir aşamaya geçti. TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’ın gerçekleştirdiği yerinde incelemelerin ardından, Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesi koordinasyonunda açık kalp ameliyatlarının en kısa sürede başlatılması hedefleniyor.

 

2021–2022 döneminde temelleri atılan mevcut Kardiyoloji–Anjiyo–KVC altyapısının; uzman ekip desteği, cihaz ve tıbbi sarf ihtiyaçlarının tamamlanması ve insan gücünün güçlendirilmesiyle ileri düzey kardiyovasküler sağlık hizmetleri sunabilecek sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.

 

## Nazilli’de ileri kardiyovasküler sağlık hizmetlerinde yeni aşama

 

Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezi, mevcut kardiyoloji ve girişimsel kardiyoloji altyapısının **açık kalp cerrahisiyle güçlendirilmesine yönelik önemli bir sürece** girmiş bulunuyor.

 

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı **Prof. Dr. Ümit Kervan’ın** Nazilli Devlet Hastanesine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Kalp Merkezinin fiziki ve teknik altyapısı, mevcut hizmet kapasitesi ve özellikle **koroner bypass cerrahisi ile açık kalp ameliyatlarının gerçekleştirilebilmesine yönelik imkânlar** yerinde değerlendirildi.

 

Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi ile ameliyathane bölümlerinin de yerinde incelendiği ziyaret, Nazilli’de ileri kardiyovasküler sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi açısından yeni ve önemli bir döneme işaret ediyor.

 

## Temelleri 2021–2022 döneminde atıldı

 

Nazilli Devlet Hastanesindeki bugünkü Kalp Merkezi altyapısının önemli temelleri 2021–2022 döneminde atıldı.

 

Nazilli merkezli Uğur Soğutma A.Ş., pandemi döneminde Nazilli Devlet Hastanesine ventilatör cihazları, yoğun bakım ekipmanları, yoğun bakım konteyner ve mobilyaları ile 20 yataklı yoğun bakım havalandırma sistemi gibi çeşitli desteklerde bulundu. Şirket tarafından Mart 2021’den itibaren hastanenin sağlık hizmetlerine sağlanan bağış ve yardım desteğinin toplam değerinin **13 milyon 800 bin TL** olduğu açıklandı.

 

Bu desteklerin devamında, 2022 yılında Nazilli Devlet Hastanesine **4 ana bölümden oluşacak bir Anjiyo Merkezi kazandırılması** amacıyla proje bedeline ilişkin bağış sözleşmesi imzalandı.

 

Söz konusu dönemde Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi olarak görev yapan **Dr. Engin Tetik’in** öncülüğünde hastane yönetimi ve teknik ekip tarafından yürütülen çalışmalarla, projenin hastane bünyesinde hayata geçirilmesine yönelik fiziki ve teknik hazırlıklar sürdürüldü.

 

Uğur Soğutma A.Ş. yönetimi de yaptığı açıklamalarda, projenin gerçekleştirilme sürecindeki iş birliği nedeniyle dönemin Başhekimi Dr. Engin Tetik başta olmak üzere hastane yönetimi, teknik ekip, hekimler ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

 

İnşaat, fiziki düzenleme ve teknik altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından **5 Eylül 2022 tarihinde ilk tanısal koroner anjiyografi işlemi gerçekleştirilerek Anjiyo Kalp Merkezi hizmet vermeye başladı.**

 

Takip eden dönemde girişimsel kardiyoloji hizmetleri geliştirilerek koroner girişimler ve stent uygulamaları da gerçekleştirilmeye başlandı.

 

Dolayısıyla bugün gelinen aşama, sıfırdan bir Kalp Merkezi kurulmasından ziyade; **2021–2022 döneminde temelleri atılan ve 2022’den itibaren aktif olarak hizmet veren Kardiyoloji–Anjiyo–Kalp ve Damar Cerrahisi altyapısının açık kalp cerrahisini de kapsayacak şekilde geliştirilmesi** anlamına geliyor.

 

## Mevcut insan gücü ve hizmet kapasitesi önemli bir avantaj

 

Nazilli Devlet Hastanesinde hâlihazırda **4 Kardiyoloji Uzmanı ile 2 Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı** görev yapıyor.

 

Kardiyoloji polikliniklerinde günlük yaklaşık **200 hastaya** hizmet verilirken koroner anjiyografi işlemleri de aktif olarak gerçekleştiriliyor.

 

Bunun yanında hastanede açık kalp cerrahisi süreçlerinde görev alabilecek **deneyimli anesteziyoloji uzmanı, perfüzyonist, KVC ameliyathane deneyimine sahip personel ve KVC yoğun bakım deneyimli sağlık çalışanlarının** bulunması, hizmetin geliştirilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor.

 

Bu tablo, Nazilli’de yalnızca fiziki bir altyapının değil, yıllar içerisinde oluşmuş önemli bir **kardiyovasküler sağlık hizmeti birikiminin** bulunduğunu gösteriyor.

 

## Prof. Dr. Ümit Kervan Kalp Merkezini yerinde değerlendirdi

 

TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’ın Aydın programı kapsamında gerçekleştirdiği Nazilli Devlet Hastanesi ziyaretinde, Kalp Merkezinin mevcut fiziki ve teknik altyapısı ile hizmet kapasitesi ayrıntılı şekilde ele alındı.

 

Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, özellikle **koroner bypass cerrahisi operasyonlarının gerçekleştirilebilmesine yönelik mevcut imkânların değerlendirildiği**, Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi ile ameliyathane bölümlerinin ziyaret edilerek fiziki koşullar ve teknik altyapının yerinde incelendiği belirtildi.

 

Ziyarette Prof. Dr. Kervan’a Aydın İl Sağlık Müdürü **Dr. Eser Şenkul**, İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri ve Nazilli Devlet Hastanesi yönetimi eşlik etti.

 

## Hedef: Açık kalp ameliyatlarının en kısa sürede başlatılması

 

Sürecin geldiği noktayı ortaya koyan en önemli açıklamalardan biri Prof. Dr. Ümit Kervan tarafından yapıldı.

 

Prof. Dr. Kervan, Nazilli Devlet Hastanesinde **Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesi koordinasyonunda açık kalp ameliyatlarının en kısa sürede başlatılması amacıyla** yerinde incelemelerde bulunulduğunu açıkladı.

 

Bu açıklama, açık kalp cerrahisinin artık yalnızca gelecekte değerlendirilebilecek bir imkân olmaktan çıkarak **hayata geçirilmesi hedeflenen somut bir sağlık hizmeti** olarak ele alındığını göstermesi bakımından önem taşıyor.

 

Prof. Dr. Kervan ayrıca Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesinin **bilgi, deneyim ve klinik birikiminin Nazilli’ye taşınarak; kalp cerrahisi, koroner anjiyografi ve ileri kardiyovasküler tedaviler alanında güçlü bir sağlık hizmeti ağı oluşturulmasının hedeflendiğini** ifade etti.

 

## Ankara’dan uzman ekip desteği planlanıyor

 

Ziyaret sırasında yapılan değerlendirmelerde, başlangıç döneminde **Ankara’dan deneyimli uzman hekimlerden oluşan bir ekibin Nazilli Devlet Hastanesinde vaka yapmak üzere görevlendirilmesinin planlandığı** ifade edildi.

 

Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesinin koordinasyonunda yürütülmesi planlanan bu model; ilk vakaların seçimi, cerrahi süreç, anestezi, perfüzyon, ameliyat sonrası yoğun bakım ve komplikasyon yönetimi gibi alanlarda Nazilli ekibine önemli bir bilgi ve deneyim aktarımı sağlayacaktır.

 

Buradaki hedefin yalnızca dışarıdan gelen bir ekibin Nazilli’de ameliyat gerçekleştirmesi değil; **bilgi, deneyim ve klinik birikimin mevcut hastane ekibine aktarılması ve zaman içerisinde hizmetin Nazilli Devlet Hastanesinin kendi kadrolarıyla sürdürülebilir hâle getirilmesi** olduğu değerlendiriliyor.

 

## Cihaz ve tıbbi sarf desteği sağlanması planlanıyor

 

Açık kalp cerrahisinin güvenli biçimde gerçekleştirilebilmesi için deneyimli insan gücünün yanı sıra ameliyathane, perfüzyon, kardiyak anestezi, ileri monitorizasyon, yoğun bakım ve özel cerrahi sarflar açısından da yeterli teknik kapasitenin bulunması gerekiyor.

 

Bu nedenle ziyaret sırasında **ihtiyaç duyulan cihaz, ekipman ve tıbbi sarf malzemesi desteğinin sağlanmasının planlandığının ifade edilmesi**, sürecin uygulamaya geçirilmesi açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

 

Mevcut altyapının ayrıntılı değerlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan teknik unsurların tamamlanması, açık kalp cerrahisinin güvenli şekilde başlatılması açısından belirleyici olacaktır.

 

## PDC artışıyla Kardiyoloji ve KVC kadrolarının güçlendirilmesi hedefleniyor

 

Bir Kalp Merkezinin başarısı yalnızca ilk açık kalp ameliyatının gerçekleştirilmesiyle ölçülemez. Asıl önemli olan hizmetin **güvenli, kesintisiz ve sürdürülebilir** şekilde devam ettirilebilmesidir.

 

Bu noktada insan gücü planlaması kritik önem taşıyor.

 

Ziyaret sırasında Nazilli Devlet Hastanesinin **Personel Dağılım Cetvelinde (PDC) artış yapılmasının ve buna bağlı olarak Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi uzman sayılarının artırılmasının planlandığı** ifade edildi.

 

Mevcut 4 Kardiyoloji uzmanı önemli bir hizmet kapasitesi oluştururken, özellikle KVC uzman kadrosunun güçlendirilmesi, açık kalp cerrahisinin uzun vadede hastanenin kendi kadrolarıyla sürdürülebilmesi bakımından önem taşıyor.

 

## Nazilli ve çevresi açısından neden önemli?

 

Nazilli Devlet Hastanesi yalnızca ilçe merkezine değil, çevre ilçelerden gelen geniş bir nüfusa da sağlık hizmeti sunuyor.

 

İleri düzey kalp ve damar cerrahisi gerektiren hastaların başka merkezlere sevk edilmesi; özellikle zamanın kritik olduğu kardiyovasküler hastalıklarda hasta, hasta yakınları ve sağlık sistemi açısından önemli güçlükler oluşturabiliyor.

 

Açık kalp cerrahisinin Nazilli’de güvenli ve sürdürülebilir biçimde gerçekleştirilebilir hâle gelmesi;

 

* hastaların ileri kardiyovasküler tedavilere kendi bölgelerinde ulaşabilmesini,

* başka illere veya uzak merkezlere sevk ihtiyacının azalmasını,

* tanı ile cerrahi tedavi arasındaki sürenin kısalmasını,

* mevcut anjiyografi ve girişimsel kardiyoloji hizmetlerinin KVC ile bütünleşmesini,

* acil ve yüksek riskli hastalarda zaman kaybının azaltılmasını,

* Nazilli Devlet Hastanesinin bölgesel sağlık hizmetlerindeki rolünün güçlenmesini

 

sağlayabilecektir.

 

## İlk bypass ameliyatından daha büyük bir hedef: Sürdürülebilir Kalp Merkezi

 

Gelinen aşamada hedefi yalnızca **“Nazilli’de ilk bypass ameliyatının yapılması”** şeklinde tanımlamak yeterli olmayacaktır.

 

Asıl hedef; Kardiyoloji, girişimsel kardiyoloji, Kalp ve Damar Cerrahisi, kardiyak anestezi, perfüzyon, ameliyathane ve yoğun bakım hizmetlerinin koordineli biçimde çalıştığı; yeterli insan gücü ve teknik altyapıya sahip **güçlü ve sürdürülebilir bir Kalp Merkezi** oluşturmaktır.

 

Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesi koordinasyonunda sağlanması planlanan uzman ekip desteği, ihtiyaç duyulan cihaz ve tıbbi sarfların tamamlanması ve PDC artışıyla uzman kadrolarının güçlendirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, bu hedef doğrultusunda önemli bir yol haritasının şekillenmeye başladığı görülüyor.

 

## Siirt örneği: Benzer bir model hayata geçirildi

 

Nazilli’de yürütülen çalışmalar açısından dikkat çekici güncel örneklerden biri Siirt’te yaşandı. Sağlık Bakanı **Prof. Dr. Kemal Memişoğlu**, Siirt’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ilde bypass ameliyatlarının başlatılması yönünde hekimleri ve sağlık ekibini teşvik ettiklerini açıkladı.

 

Gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından **Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk bypass ameliyatları başarıyla gerçekleştirildi.** Bakan Memişoğlu, bu gelişmeyi 18 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşarak ameliyatları gerçekleştiren hekimleri ve sağlık çalışanlarını tebrik etti.

 

Siirt’teki süreç ile Nazilli’de yürütülen çalışmaların koşulları birebir aynı olmamakla birlikte, bu gelişme; mevcut insan gücü ve altyapının değerlendirilmesi, gerekli hazırlıkların tamamlanması ve merkezi koordinasyon desteğiyle **açık kalp cerrahisinin bölgesel bir hastanede hayata geçirilebildiğini gösteren güncel ve somut bir örnek** niteliği taşıyor.

 

Nazilli’de ise mevcut Kardiyoloji–Anjiyo–KVC altyapısına ek olarak Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesi koordinasyonunda uzman ekip desteği sağlanması, ihtiyaç duyulan cihaz ve tıbbi sarfların tamamlanması ve PDC artışıyla Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi uzman kadrolarının güçlendirilmesi planlanıyor.

 

Bu nedenle Siirt örneği, **Nazilli’de hedeflenen hizmet modelinin uygulanabilirliği açısından dikkat çekici bir referans** oluşturmakla birlikte, Nazilli için belirli bir başlangıç tarihi veya aynı takvimin gerçekleşeceği anlamına gelmemektedir.

 

## Nazilli için stratejik bir sağlık yatırımı

 

2021–2022 döneminde oluşturulan altyapı ve 2022 yılında başlayan koroner anjiyografi hizmetleri, bugün gelinen aşamanın temelini oluşturdu.

 

Prof. Dr. Ümit Kervan’ın gerçekleştirdiği yerinde inceleme ve sonrasında yaptığı **“açık kalp ameliyatlarının en kısa sürede başlatılması”** yönündeki açıklama ise süreci yeni bir aşamaya taşıdı.

 

Önümüzdeki dönemde Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesi koordinasyonunda sağlanması planlanan uzman ekip desteğinin hayata geçirilmesi, ihtiyaç duyulan cihaz ve tıbbi sarfların tamamlanması ve PDC düzenlemeleriyle Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi insan gücünün güçlendirilmesi, projenin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacaktır.

 

Bütün bu çalışmalar tamamlandığında Nazilli Devlet Hastanesi; mevcut Kardiyoloji, koroner anjiyografi ve KVC kapasitesini açık kalp cerrahisiyle bütünleştirerek **Nazilli ve çevresinde ileri kardiyovasküler sağlık hizmetlerine erişimi önemli ölçüde güçlendirebilecek bölgesel bir merkez** konumuna gelebilecektir.

 

Bu süreçte esas kazanım yalnızca yeni bir ameliyatın Nazilli’de yapılabilmesi değildir. Asıl kazanım; ileri kalp ve damar hastalıklarının **tanıdan girişimsel tedaviye, cerrahiden yoğun bakıma kadar bütüncül biçimde yönetilebildiği, bilgi ve deneyimin kurumsallaştığı, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti kapasitesinin Nazilli’de oluşturulmasıdır.**

 

Geçmişte Uğur Soğutma A.Ş.’nin sosyal sorumluluk desteği, dönemin Başhekimi **Dr. Engin Tetik** ve hastane yönetiminin çalışmalarıyla temelleri atılan bu altyapının bugün açık kalp cerrahisini de kapsayacak şekilde geliştirilmesi; yapılan yatırımların devamlılığı ve Nazilli’nin sağlık hizmetlerindeki bölgesel rolünün güçlenmesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır.

 

Gelinen aşama, yıllar önce atılan temellerin ileri kardiyovasküler sağlık hizmetleri açısından yeni bir seviyeye taşınması bakımından önemli bir fırsat sunmaktadır.

 

Önümüzdeki süreçte teknik, idari ve insan gücüne yönelik hazırlıkların tamamlanmasıyla **Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezinin açık kalp cerrahisi alanında kalıcı ve sürdürülebilir bir hizmet kapasitesine ulaşması; Nazilli ve çevresindeki hastaların ileri kardiyovasküler tedavilere daha hızlı ve daha yakın erişebilmesi hedeflenmektedir.**

 

## Kaynaklar

 

1. **Aydın İl Sağlık Müdürlüğü** — TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’ın Nazilli Devlet Hastanesi Kalp Merkezi ziyareti ve yerinde ön değerlendirmeye ilişkin resmî sosyal medya açıklaması.

2. **Prof. Dr. Ümit Kervan** — Nazilli Devlet Hastanesi’nde Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp ve Damar Hastanesi koordinasyonunda açık kalp ameliyatlarının başlatılması hedefi hakkındaki açıklaması. [Prof. Dr. Ümit Kervan’ın Instagram paylaşımı](https://www.instagram.com/p/DcDmV5-jo_k/?utm_source=chatgpt.com)

3. **Nazilli Devlet Hastanesi** — Anjiyo Kalp Merkezi ve 5 Eylül 2022’de tanısal koroner anjiyografi hizmetinin başlamasına ilişkin kurumsal bilgiler.

4. **SES Gazetesi** — “Dünya markası Uğur’dan NDH’ye dev sağlık yatırımı”, 19 Kasım 2021. [Haberi görüntüle](https://www.sesgazetesi.com.tr/dunya-markasi-ugurdan-ndhye-dev-saglik-yatirimi-8306279?utm_source=chatgpt.com)

5. **Uğur Soğutma A.Ş.** — Nazilli Devlet Hastanesine sağlanan sağlık destekleri ve Anjiyo Merkezi projesine ilişkin kurumsal açıklama.

6. **Aydın Denge** — “Aydın’da kalp merkezi için kritik inceleme”, 15 Ağustos 2026. [Haberi görüntüle](https://www.aydindenge.com.tr/nazilli/15/08/2026/aydinda-kalp-merkezi-icin-kritik-inceleme/galeri/1?utm_source=chatgpt.com)

7. **Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu** — Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk bypass ameliyatlarının gerçekleştirilmesine ilişkin açıklama, 18 Ağustos 2026. [Bakan Memişoğlu’nun X paylaşımı](https://x.com/drmemisoglu/status/2089646320801698264?s=46&utm_source=chatgpt.com)

**Editoryal not:** Ankara’dan uzman ekip görevlendirilmesi, ihtiyaç duyulan cihaz ve tıbbi sarf desteği ile PDC artışı yoluyla Kardiyoloji ve KVC uzman sayılarının artırılması hususları, ziyaret sırasında **planlandığı ifade edilen** başlıklardır. Resmî görevlendirme, tahsis ve kadro/PDC düzenlemeleri gerçekleştikçe metnin güncellenmesi uygun olacaktır.