Bu Blogda Ara
28 Haziran 2022 Salı
Sağlıkta şiddet olaylarının ardı arkası kesilmiyor.
Kahraman savaşçıların çocuklarısınız sizler, onların savaşçı ruhu yüreklerinizde yaşamaktadır. Size bu ruh, güç verir!
26 Haziran 2022 Pazar
Psikiyatrinin Duayeni Prof. Dr. Özcan Köknel, Hakk’ın Rahmetine Kavuştu
Hakk’ın rahmetine kavuşan uzun süre İstanbul Tıp
Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığını yapan, akademisyenliğinin
yanında psikiyatri alanında yazdığı pek çok kitap ile ruh sağlığını
toplumun anlayacağı dil ile anlatan, alçak gönüllü, kalender, tanıdığı herkese
saygılı ve değerli bir bilim insanı, Hocaların Hocası, İstanbul Üniversitesi emekli
öğretim üyesi, Psikiyatri camiasının
duayeni Prof. Dr. Özcan Köknel hocamıza Allah'tan
rahmet, kederli ailesine, öğrencilerine, meslektaşlarıma, dost, akraba ile sevenlerine başsağlığı ve sabır
diliyorum. Ruhu şâd, kabri nur,
mekânı cennet olsun. https://youtu.be/esUaESneLJ8
Gazeteci Yazar merhum S. İrfan Atagün bey amcamı, ebediyete irtihalinin 15. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum.
İlim, fikir, sanat, kültür ve inanç dünyamıza yaptıkları hizmetler ile birlikte Türk basın tarihine de silinmez izler bırakarak ebediyete irtihal etmiş olan, ülkemizin önemli fikir ve dava adamlarından rahmetli babamın da kadim dostu değerli büyüğümüz Gazeteci Yazar merhum S. İrfan Atagün bey amcamı, ebediyete irtihalinin 15. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum. Ruhu şâd, kabri nur, mekânı cennet olsun.
1960
yılından sonra Santral Yayınevi’ni kurdu. Bu dönemde çocuklara yönelik öğretici
hikâye kitapları neşretti. Ben kendisini bu yıllarda tanıdım. Babam Mehmet Emin
Alpkan’ın Cağaloğlu Gazi Sinan Paşa Sokaktaki Alpkanlar Matbaası’nın girişte
soldaki odası Santral Yayınevi idi. O dönemin ve bu günlerin önemli dava ve
fikir adamlarının buluşma ve sohbet ortamıydı orası. Bu günlerde Babıâli’de
Sabah Gazetesi’ni Mehmet Emin Alpkan ve birçok arkadaşıyla çıkarttılar. Yine o
yıllarda Karakedi’yi ikinci defa yayınlamaya başladı. Yeşilay yönetimine girdi.
1969’da Mehmet Emin Alpkan Bizim Anadolu’yu çıkarttığında İrfan Atagün Umumi Neşriyat Müdürü idi. Yetmişlerin ikinci yarısında Ömer Öztürkmen birlikte Ortadoğu Gazetesini çıkarttılar. 1978’de Ahmet Kabaklı önderliğinde kurulan Türk Edebiyat Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı.
O yıllarda dönemin çok kıymetli yazar ve gazetecileri Türkiye Gazetesi’nde toplanmıştı. Ahmet Kabaklı, Yılmaz Öztuna, Ayhan Songar, Ömer Öztürkmen, Tarık Buğra, Vecihi Ünal, Gürbüz Azak, Ünal Sakman, Sevinç Çokum, Yalçın Özer, Nevzat Yalçıntaş, Ergun Göze, Beşir Ayvazoğlu Mustafa Necati Özfatura ve İrfan Atagün.
ESERLERİ: Tarihten Bir Yaprak, Osmanlı Padişahları (Cild 1-2-3), Koca Murat. Gönül Sultanları (2 cilt takım, 1993).
https://www.biyografya.com/biyografi/9356
25 Haziran 2022 Cumartesi
Fatih Sultan Mehmet Han’ın Yargılanması
İşte,
Fatih Sultan Mehmet, işte İstanbul‘da
bir Rum;
Fatih
Sultan Mehmet talepte bulunuyor, diyor ki:
“Orada
cami yapacağım, arazini bana satmanı istiyorum.”
Biliyorsunuz
her arazinin bir rayiç bedeli vardır; yani o çevrede o arazinin ne kadar para
ettiği aşağı yukarı herkes tarafından bilinir. Alt hududu bir de üst hududu
vardır. Fatih Sultan Mehmet, üst hududun iki katını veriyor; ama Rum vermemekle
ısrar ediyor. Cami kurulmasına gönlü razı olmuyor. Bir Hıristiyan; bu da onun
kabahati değil, içinden gelen şey öyle. Hak sahibi vermezse vermez; ama Fatih
Sultan Mehmet’in de kızmış kafası.
“O kadar fazla
para verdiğim halde, bu adam vermiyor; demek ki bunu inadından yapıyor; nefsanî
davranış bu. Ben cami yapacağım, benimki nefsani değil ruhani” diyor.
Alıyor
adamın arsasını, bastırıyor; camiyi yapıyor.
Adam
perişan. Adamı üzgün gören biri:
“Ya bu
kadar üzüntünün sebebi ne?”
Anlatıyor adam
derdini “İşte” diyor. “Yapabileceğim bir şey yok ki! Bunu yapan Padişah; daha
ötesi yok, onun üstünde kimse yok. O bana bunu yaptığına göre her şey bitti”.
diyor.
Bizim
Osmanlı diyor ki: “Her şey bitmedi, bu memlekette kadılar vardır. Gidersin
kadıya, adaletsizliği anlatırsın. Padişah da olsa o hesabı görür”.
“Yani” diyor
“ne demek istiyorsun?” (Adam hiç inanamıyor bir defa söylenenlere.) Adamcağız
hiç inanamıyor; ama “Hadi gideyim mahkemeye, ben müracaat edeyim.” diyor.
Kadıya müracaat ediyor.
Gerçekten de
Fatih Sultan Mehmet mahkemeye gelince, adamın gözleri hayretten açılıyor. Fatih
Sultan Mehmet ayakta; Kadı Efendi oturuyor ve mahkeme başlıyor. Fatih Sultan
Mehmet’in, adamın arsasını zorla iktisap etmekten elinin kesilmesi konusunda
bir karara varılıyor. Fatih Sultan Mehmet’in eli kesilecek. Ama Osmanlı
adaletinde, bir müessese daha var; eğer bir şeyin bedeli ödenirse ve alacaklı
taraf, hak sahibi taraf bunu kabul ederse, o ceza düşer. Bu kanun gereğince
teklifte bulunuluyor.
Deniyor ki:
“Bunun bedeli şu kadar altın, bu kadar altına karşılık, onun elinin
kesilmesinden vazgeçiyorsan,, Padişah ödemese bile, onu sana beyt’ül mal öder.
Razı mısın?”
Rum, şaşkın şaşkın Padişah’a bakıyor, inanamıyor, sonra “Tabi razıyım. Razı olmaz mıyım? O padişah” diyor.
Adam razı olduktan sonra, Fatih Sultan Mehmet diyor ki:
“Benden beyt’ül mal’ın talebi 200 altın; ama ben 2000 altın vereceğim ve her gün de bir altın daha ödenmesini istiyorum. Senenin 365 günü, her gün bir altın ödenecek bu zata.”
Ve mahkeme biter bitmez kadı yerinden kalkıyor, Fatih Sultan Mehmet’in ayaklarının yanına gelip diz çöküyor:
“Padişahım şu ana kadar ben, Allah’ı temsil ediyordum, ben oturuyordum siz ayaktaydınız. Çünkü siz maznun mevkindeydiniz. Allah’ı temsil eden siz değildiniz. Adaleti veya adaletsizliği temsil ettiğiniz mahkemenin sonunda belli olacaktı. Ben Allah’ı temsil ediyordum; adaletin sahibi bendim o sırada. Şimdi benim görevim bitti. Şimdi bana, sana tabi olan, senin imparatorluğunun bir kadısı olarak el etek öpmek düşer” diyor. Padişahın eteğini öpüyor ve ondan sonra padişah oturuyor, ötekiler dışarı çıkıyorlar.
https://tarihkurdu.net/fatih-sultan-mehmet-hanin-yargilanmasi.html#google_vignette
Esra Elönü’nün hazırlayıp sunduğu 24 TV'de “Arafta Sorularda”, Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci kendi arafını anlatıyor.
Kullandığınız markanın üretiminde Uygur zorla çalıştırmayla ilgili bağlantıları olup olmadığını bağlantıdan öğrenebilirsiniz.
Küresel şirketlerin zorla çalıştırmaya nasıl suç ortağı olduğunu detaylandıran veri tabanı, 600’den fazla ulusal ve uluslararası şirketi ve bunların Uygurları zorla çalıştırmayla veya Doğu Türkistan’da uygulanan soykırımla ilgili bağlantılarını gün ışığına çıkarıyor.
Kullandığınız markanın üretiminde veya şirketin tedarik zincirinde Uygur zorla çalıştırmayla ilgili bağlantıları olup olmadığını https://jww.org/uyghur-china-forced-labor-database/ bağlantıdan öğrenebilirsiniz.
https://qha.com.tr/haberler/uygurlarin-zorla-calistirilmasiyla-baglantili-sirket-ve-markalarin-veri-tabani-yayimlandi/417939/
Mahmud Ustaosmanoğlu (k.s.) Hocaefendiyi Rahmet-i Rahmân’a uğurladık.
24 Haziran 2022 Cuma
"Müminlere yardım etmek, üzerimizde bir gerekliliktir."
Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Müminlere yardım etmek, üzerimizde bir gerekliliktir." (Rûm, 30/47.)
Cumanız
mübarek olsun.
Mahmud Ustaosmanoğlu (Kuddise Sirruhû) Hocaefendiye Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Ülkemizde, İslâm coğrafyasında ve dünyanın dört bir yanında binlerce talebe yetiştiren, milyonların irşadına, emr-i bi’l maruf ve nehy-i ani’l münkerin ifâsına ömrünü adayan, Kur'an ve Sünnet-i Seniyye'ye olan ittibâsı ile bilinen, yaşadığı hayatla Müslümanlara örneklik teşkil eden son asrın müceddidi, rahmetli babamın kadim dostu Mahmud Ustaosmanoğlu (Kuddise Sirruhû) Hocaefendiye Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Hak Teâlâ derecesini âlî etsin. Kederli aile efradı ile müridân ve muhibbân başta olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.
https://youtu.be/DwKeZyhPbg8
23 Haziran 2022 Perşembe
Konyaspor’umuzun 100. yılı kutlu olsun.
22 Haziran 2022 Çarşamba
"Rasim Özdenören’in deyimiyle, hem bu deveyi güdecek, hem bu diyarda kalacağız."
21 Haziran 2022 Salı
“Ya Allah'a baş eğer, hiç kimseye eğmezsin. Ya herkese baş eğer, hiç bir şeye değmezsin!”
“Ya Allah'a baş eğer, hiç kimseye eğmezsin. Ya herkese baş eğer, hiç bir şeye değmezsin!”
Necip Fazıl Kısakürek
"Çok tesbih çekenlerden ziyade, ümitsizlik ile yıpranan yetimin yüzünü ümit ile güldürenler affedilecek!"
"Çok tesbih çekenlerden ziyade, ümitsizlik ile yıpranan yetimin yüzünü ümit ile güldürenler affedilecek!"
Nurettin TOPÇU
“Hakkımda hangisinin daha hayırlı olduğunu bilemediğim için darlık ve bolluk günlerimin hiçbirine aldırış etmedim.”
“Hakkımda hangisinin daha hayırlı olduğunu bilemediğim için darlık ve bolluk günlerimin hiçbirine aldırış etmedim.”
Hz. Ömer (r.a.)
Elçibey, kızına şu cevabı verir; “Paramız yok bekle kızım iki gün sonra maaşımı alacağım, ancak o zaman alırız."
Türk dünyasının bilge şahsiyetlerinden Azerbaycan'ın ikinci Cumhurbaşkanı merhum Ebulfez Elçibey'in kızı Çilenay, Cumhurbaşkanı olan babasına; "ayakkabım yırtık olduğu için 2 gündür okula gidemiyorum" der.
Elçibey,
kızına şu cevabı verir; “Paramız yok bekle kızım iki gün sonra maaşımı
alacağım, ancak o zaman alırız."
20 Haziran 2022 Pazartesi
Dost odur ki sana doğrusun(u) diyen, Dost değildir sana doğrusun diyen…
Dost odur ki sana doğrusun(u) diyen,
Dost değildir sana doğrusun diyen…
* Hattat: Hasan Çelebi
* Müzehhip: Ömer Şen
19 Haziran 2022 Pazar
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Hiçbir baba, evladına güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermemiştir.”
Peygamber
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Hiçbir baba, evladına
güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermemiştir.” (Tirmizî, Birr, 33)
"Ulaşamadığına tevekkül, ulaştığına rıza, kaybettiğine sabır gösteren kişi takva ehlindendir!"
"Ulaşamadığına tevekkül, ulaştığına rıza, kaybettiğine sabır gösteren kişi takva ehlindendir!"
İmam-ı Gazali (r.a.)
Tüm babalarımızın #BabalarGünü kutlu olsun
18 Haziran 2022 Cumartesi
Kelebekler Vadisi’nde şimşeklerin gece karanlığında yarattığı güzellik, Sanatçı Mario Çıkman tarafından fotoğraflandı...
Kelebekler Vadisi’nde şimşeklerin gece karanlığında yarattığı güzellik, Sanatçı Mario Çıkman tarafından fotoğraflandı... https://www.odatv4.com/guncel/kelebekler-vadisi-buyuledi-241974
"Zaman her şeyin eleğidir; kimi altına düşer, kimi üstünde kalır. Onu bilemeyiz..."
"Zaman her şeyin eleğidir; kimi altına düşer, kimi üstünde kalır. Onu bilemeyiz..."
Abdurrahim KARAKOÇ
Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi ebediyete irtihalinin 3. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum
Hukuksuz ve anti-demokratik bir askeri darbe sonrasında, maruz kaldığı zulüm ve baskıyla yaşadığı zor şartlar altında yargılandığı mahkemede, hak/hakikat uğruna yaşadığı çile dolu zindan sürecinde firavunlara boyun eğmeyen; inancından ve ilkelerinden asla taviz vermeyerek şehadetle taçlanan Mısır halkının seçilmiş meşru temsilcisi, ilk meşru Cumhurbaşkanı #MuhammedMursi’yi ebediyete irtihalinin 3. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum. Allah (c.c) şehadetini kabul eylesin. Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!
https://youtu.be/aTKzQ8JM3Ww?si=xxNSZAubUoYAzCK0
“Bir insana yetki vermek için, sakın önceki haline güvenmeyesin! Nice kimseler vardır ki eline fırsat geçmediği için zühd ve takva yolunda gözükür; fırsatı ele geçirdiğinde ise Nemrut ve Firavun kesilir!”
“Bir insana yetki vermek için, sakın önceki haline güvenmeyesin! Nice kimseler vardır ki eline fırsat geçmediği için zühd ve takva yolunda gözükür; fırsatı ele geçirdiğinde ise Nemrut ve Firavun kesilir!”
Kanuni Sultan Süleyman Han
“Hiçbir zaman haksızlığa boyun eğmeyin. Hiçbir zaman alçalıp boyun eğmeyin. Vatanımızdan, hukukumuzdan, haklarımızdan ve dinimizden en ufak taviz vermeyin!”
#MuhammedMursi
#YKS2022’nda başarılar diliyorum. Rabbim zihin açıklığı versin, emeklerinizi zayi etmesin. Allah yardımcınız olsun.
17 Haziran 2022 Cuma
“Biliniz ki; mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah’ın katındadır.”
16 Haziran 2022 Perşembe
Türkiye’nin de aralarında bulunduğu BM üyesi 47 ülke, Çin'in Doğu Türkistan’daki Müslümanlara yönelik ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin kaygılarını belirtti.
Peyami Safa'yı ebediyete irtihalinin 61. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum.
Dokuzuncu Hariciye
Koğuşu, Fatih-Harbiye ve Cingöz Recai’nin de aralarında bulunduğu Türk
edebiyatında derin izler bırakan onlarca kıymetli esere imza atan; Server Bedi müstear ismini de kullanan roman yazarı,
gazeteci ve ülkemizin yetiştirdiği değerli fikir insanı Peyami Safa'yı ebediyete irtihalinin 61. sene-i
devriyesinde rahmetle yâd ediyorum. https://youtu.be/-5inbSPWGJo
15 Haziran 2022 Çarşamba
Edebiyatımızın güçlü kalemi yazar #CemilMeriç’i, ebediyete irtihalinin 35. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum.
"Jurnal"
adlı kitabında kendisini "Hayatını Türk irfanına adayan, münzevi ve
mütecessis bir fikir işçisi" olarak ifade eden, kaleme aldığı
eserleri ve tercümeleriyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahip yazar,
çevirmen ve düşünür #CemilMeriç’i, ebediyete irtihalinin 35. sene-i devriyesinde rahmetle
yâd ediyorum. https://youtu.be/u9NQMMaNzAw
“Evladım! Bu ülkede sağcı solcu, ilerici gerici yoktur. Namuslular ve namussuzlar vardır.”
“Evladım! Bu ülkede sağcı solcu, ilerici gerici yoktur. Namuslular ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olunuz. Göreceksiniz çok kalabalık olacaksınız!”
"İnsanın derdi ne kadar büyükse gülüşü o kadar sıcak olurmuş, o dert güzelleştirirmiş yüreğini. Öyle derler bizim buralarda!"
"İnsanın derdi ne kadar büyükse gülüşü o kadar sıcak olurmuş, o dert güzelleştirirmiş yüreğini. Öyle derler bizim buralarda!"
Neşet Ertaş
14 Haziran 2022 Salı
13 Haziran 2022 Pazartesi
Aileni ve Neslini Koru - İhsan Şenocak, Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ve Prof. Dr. Ahmet Akın
https://youtu.be/xP4BmOc-Kck
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Psikolog Prof. Dr. Ahmet AKIN, yaptığı Basın Açıklaması ile eleştirilere cevap verdi.
KAMUOYUNA DUYURULUR..
Bir konferansta bana daha önceden çocuklarının eşcinsellik eğiliminde olduğunu ve cinsiyet değiştirme sürecinde bulunduğunu yazan ailelerin sayısına dayanarak vermiş olduğum tahmini rakamlar üzerinden bu sosyal olgunun önemsizleştirilmesini üzülerek gözlemliyorum. Ben bu konuyu dert edinmiş bir akademisyen olarak söylediğim 4000 sayısı yalnız cinsiyet değiştirmek için bekleyenler değildir. Özellikle dikkat çekmek istediğim, cinsel karmaşa yaşayanları da içine alarak bu sayıyı belirttim. Ayrıca konferansta verdiğim 12 ve 19 arası cinsiyet değişiminden kastettiğim de şu şekildedir.
Bilinen bir gerçektir ki, Dünya Sağlık Örgütü 18 yaş altındaki yönelimleri hastalık kabul ederken 18 yaş üstündekileri de yönelim olarak değerlendirir. Zaten 18 yaştan önce trans ameliyatları mümkün değildir. 15- 18 yaş arasında yaşanan cinsel karmaşa gender confusion sıklıkla karşılaşılan bir durum olmuştur. Sonuç olarak bu sıkıntıları yaşayan ergen veya genç gittiği birçok psikiyatrist veya psikolog tarafından terapiler ile yöneldiği cinsiyete dönmesi için ruhsal olarak hazırlanıyor. Bu birey için sonraki süreç hormon yüklenilip heyet kararına göre trans ameliyatının gerçekleşmesi sağlanıyor.
Yaşın 24 veya 25 yaşlara sarktığını dile getirmek olayı küçültmeye çalışmak çok vahimdir. İmkânı olanlar bunları yurt dışında zaten gerçekleştiriyor. Son zamanlarda etrafımızda şahit olduklarımız, bize başvuran vaka sayısı küçümsenecek minimize edilecek durumda değildir. Yani verdiğim sayı tüm bu sorunları yaşayan ergen veya gençleri içerir. Ayrıca sorun cinsiyet değiştirme ameliyatı sürecine giren gençler üzerinden değerlendirilirse büyük bir hata yapılır ve vebal alınır.
Zaten 11, 12, 13…17 yaş aralığında üniversite hastanelerine, devlet, araştırma hastanelerine, özel hastanelere, özel muayenehanelere baş vurup çare bekleyen bir çok aile var. Pandemi ile artan bu vakaların sayısını tespit etmekte zorlanıyoruz. Zaten birçok kurum ve hekim lobinin korkusu ile çekinik durumda. Bazıları da onlara hizmet ediyor. Multidisipliner yaklaşımı ne yazık ki çoğu kimse sergileyemiyor. Dünya bu konuda çalışılmasına izin vermiyor.
Zeynep Kamil'in bir branş hastanesi olduğu tabi ki herkes tarafından bilinmektedir. Ama orada gerçekleşen rahim ve yumurtalık alma ameliyatlarını görmezden gelemeyiz. Mastektomi ameliyatlarının yapılmaması işi küçültmez.
Cerrahpaşa ya sorulmuş 10 yılda 1000 civarı denmiş. Bu sayıyı biz de biliyoruz. Ama bu yetişkin başvurusudur. Çocuk psikiyatrisinin eklenmiş hali olmadığı gibi çocuk yaşların eklendiği ve diğer hastaneler ve özeller ile birleştiğinde durum vahimdir. İsmini vermek istemediğimiz bir üniversite de her üç günde bir veya haftada iki veya üç vaka gelmesi bazen üst üstte gelmesi olayın son halidir. Yani intihar noktasına gelmiş v.s. Özeller yine bilinmemekte.
Ameliyatları Endokrinciler tabii ki yapmaz ama hormon ve metabolizmada endokrinologlar ile ortak düzenlenmektedir. Yani heyetin içindedir. Konferansta benim vermek istediğim, olayın vahimliği tespiti doğrultusunda bir feryattır. Kimse bu feryadı tezyif (küçümseme, değersizleştirme) veya takbih (ayıplama kabahat yükleme) hakkına sahip değildir.
Sevgili kardeşlerim, konferans videosunun sosyal medyada yayınlanmasından sonra şahsımın sosyal medya hesaplarına ailelerden gelen sorunlara baktığımda aslında benim önceki tahminlerimden çok daha büyük olduğunu gözlemlemiş bulunmaktayım. Yine bazı meslektaşlarımla yaptığım görüşmelerde kendileri, bu sorunun yaş olarak çok daha küçük yaşlara kadar düştüğünü teyit ettiler.
Sorun şu ki dip dalgası şeklinde gelen bu sorunun vahametini iki üç yıl sonra daha iyi anlayacağız. Sorunu hastane isimlerine veya rakamlara hapsederek yapılan her türlü açıklama ileride ortaya çıkacak sarsıcı sonuçların sorumlusu olacaktır.
Bana kısa sürede ulaşan üç yüz civarında genç kardeşimle ve ailelerle yaptığım yazışmalarda sorunun her bir genç kardeşimizin kendisi gibi bu sorunu yaşayan en az dört beş arkadaşından söz ettiğini ve bunun artık normalize olduğunu üzülerek işittim. Bunlar sadece bilinen ve bana ulaşan rakamlardır. Kaldı ki bu sürece itilen bir kardeşimiz bile varsa benim açımdan bu büyük bir acıdır.
Bir sosyal pandemi şekline dönüşmüş bu sorunun uluslararası destekleyicileri ülkemizde kol gezmektedir. Sosyal medyanın bu sorunun üzerindeki etkisini göz ardı ederek sadece erken çocukluk dönemine sıkıştırmak yine iyi niyetli bir yaklaşım değildir. Sorun arkadaş ve akran etkisi ile diziler, çizgi filmler aracılığıyla hızla yayılıyor herkes önlemini almalıdır. Gençlerle kurulan sağlıklı ve samimi bir iletişim sonucunda rakamları herkes teyit edebilir.
İyi habere gelince bu kardeşlerimizin neredeyse tamamı içinde bulunduğu sistem fark ettirildiğinde ve aile tarafından gereken ilgi ve değer verildiğinde ataerkil aile kodları ve dini ve kültürel baskı azaltıldığında geri gelecektir. Ailelerin, eğitimcilerin ve yöneticilerin sorunun kökeninin farkında olması adına yaptığım malum açıklamadan dolayı herhangi bir pişmanlık yaşamadığım gibi ailelerin ve ilgililerin dikkatini çekebildiğim için kendimi bahtiyar hissediyorum.
Sorunla ilgilenen samimi az sayıda kuruluştan birisi olan DÜNYA ÇAKOP'un (Dünya aile ve çocuk koruma platformu) verileri de durumun ortaya konulması açısından destekleyici olacaktır. Şahsım ve ÇAKOP sadece sorunu ortaya koymakla kalmayıp aynı zamanda sorunun çözümü için de gayretli biçimde çalışmaktadır. Kuyu derin değil ipimiz kısadır.
Emperyalizm dört koldan saldırırken sözde bizden görünenlerin üç beş genç kardeşimizle görüşmek yerine rakamlar üzerinde tezvirat yapmalarını da iyi niyetli bulmuyorum.
Gerekli mercilerin görüşlerime başvurması durumunda konuyu tüm detayları ile gerekli verilerle açıklayacağımı samimiyetle bildiririm. Ailelerin ızdırapları dindirilecek gibi değildir. Her bir aile ve genç kardeşimiz ve DÜNYA ÇAKOP bu konuda bilgi vermeye hazırdır.
Saygıyla duyurulur.
Prof. Dr. Ahmet AKIN
https://www.bncmedyahaber.com/haber-ahmet-akin-elestirilere-cevap-verdi-7720.html