Bu Blogda Ara

28 Şubat 2026 Cumartesi

28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ VE AKÇA HASTANESİ’NE YAPILAN HUKUKSUZLUKLAR

 

28 Şubat 1997 tarihinde başlatılan ve “postmodern darbe” olarak adlandırılan süreç; Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenine, hukuk devleti ilkesine ve milli iradeye karşı planlı ve organize edilmiş vesayetçi bir müdahaledir.

Bu süreç; tankla değil brifingle, silahla değil idari ve yargısal baskılarla yürütülmüş; seçilmiş iradeyi etkisizleştirmeyi, toplumun inanç temelli kimliğini sindirmeyi ve ekonomik-sosyal yapıyı yeniden dizayn etmeyi hedeflemiştir.


28 Şubat yalnızca bir hükümete karşı yapılmış bir müdahale değildir. Aynı zamanda inancına, değerlerine ve emeğine sahip çıkan vatandaşlara; muhafazakâr iş dünyasına ve özgür girişimcilere karşı sistematik bir tasfiye hareketidir.


Bu hukuksuz sürecin somut mağdurlarından biri de 29/07/1993 tarih ve 5695 sayılı ruhsat ile faaliyet gösteren Özel Akça Hastanesi ve Doğumevi olmuştur. Kadın hastalıkları ve doğum alanında öncü bir model ortaya koyan, başörtülü sağlık çalışanlarına istihdam sağlayan ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hizmet veren bu sağlık kurumu; 28 Şubat atmosferinde oluşturulan siyasi ve bürokratik baskılar neticesinde 19/12/2000 tarihinde ruhsatı iptal edilerek kapatılmıştır.


Bu kapatma işlemi; hukuki güvenlik ilkesine, kazanılmış hakların korunmasına ve mülkiyet hakkına açık bir müdahaledir. Kamu gücü, kamu yararı amacı dışında kullanılmış; özel teşebbüs özgürlüğü fiilen ortadan kaldırılmıştır. Yüzlerce hasta sağlık hizmetinden mahrum bırakılmış, çalışanların emeği ve yılların birikimi yok sayılmıştır.


Eş zamanlı olarak kiracı sıfatıyla kullanılan Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmazın kira sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde verilen talimatlar; idarenin tarafsızlık, objektiflik ve ölçülülük yükümlülüğü ile bağdaşmamaktadır. Kamu yetkisi, hukuka uygunluk sınırları dışında kullanılmış; maksat unsuru sakatlanmış idari işlemlerle bir sağlık kurumu tasfiye edilmiştir.


28 Şubat’ın askeri ayağı yargı önünde hesap vermiş olsa da; sürecin sivil, bürokratik ve ekonomik boyutlarıyla tam bir yüzleşme sağlanmış değildir. Giderilmeyen mağduriyetler, toplumsal vicdanda kapanmamış bir yara olarak varlığını sürdürmektedir.


Bugün yapılması gereken; geçmişi hamasi söylemlerle anmak değil, eksik kalan adaleti tamamlamaktır. 28 Şubat sürecinde maddi ve manevi kayba uğrayan kişi ve kurumlar için somut bir tespit ve telafi mekanizması oluşturulmalı; hukuka aykırı işlemler bütün yönleriyle ortaya konulmalı ve sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.


Adalet geciktikçe mağduriyet derinleşir.

Hukuk devleti, geçmişteki ağır hak ihlallerini görmezden gelerek güçlenemez; ancak onları onararak güçlenir.


28 Şubat Postmodern Darbesi’ni bir kez daha kınıyor; başta Akça Hastanesi ve Doğumevi olmak üzere tüm mağdurların haklarının iade edilmesi ve eksiksiz adaletin tesisi için yetkili tüm mercileri göreve davet ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder