Yüce Rabbimiz şöyle
buyurmaktadır: “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim
diye kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya
götüren Allah, her türlü eksiklikten münezzehtir.” (İsrâ, 17/1)
Miracın şahidi, ilk kıblemiz Mescid-i
Aksâ bugün mahzun; Kudüs işgal altında, Gazze kan ağlıyor. Filistin’de
yaşanan zulüm, açlık, susuzluk ve tarifsiz insani acılar yalnızca Müslümanların
değil, vicdan sahibi bütün insanlığın ortak meselesidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.)
buyuruyor: “Kim bir kötülük ve haksızlık görürse onu eliyle düzeltsin;
buna gücü yetmiyorsa diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin…”
(Müslim, Îmân, 78)
Unutmayalım ki zulüm karşısında
herkesin yapabileceği bir şey mutlaka vardır. Elimizle, dilimizle, duamızla ve
imkânlarımızla mazlumun yanında, hakkın ve adaletin safında durmak insani
ve vicdani sorumluluğumuzun bir gereğidir.
Bu mübarek Cuma’nın hürmetine;
başta Filistin, Doğu Türkistan, Sudan ve Arakan olmak üzere
dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan bütün mazlumların ferahlığa
kavuşmasını, haksızlıkların sona ermesini, yeryüzünde adaletin, merhametin ve
huzurun hâkim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Cumanız mübarek olsun.
Selâm ve dua ile…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder