Bu Blogda Ara

2 Nisan 2021 Cuma

Vali, kendi yetkisini bile Ankara ile paylaşır olmuş. Bunun tersine dönmesi gerekiyor!


 

Anavatan Partisi (ANAP) hükümetlerinde İçişleri, Sanayi ve Ticaret ile Devlet Bakanlıkları yapan merhum Rüştü Kazım Yücelen, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde yayınladığı bir genelgeyle valilere ve kaymakamlara, bakanlıklardan görüş sormayı yasaklıyor. Yücelen, bunun gerekçesini şöyle açıklıyor: ‘‘Ankara'nın yetkilerinin fazla olduğunu her defasında söylüyoruz. Vali kendi yetkisini bile Ankara ile paylaşır olmuş. Bunun tersine dönmesi gerekiyor. Yetkisini doğru, yerinde, liyakata bakarak kullanan valiyi alkışlarım. Ama yetkisini kullanmayıp, Ankara'ya danışarak iş yapıyorsa o zaman o valinin orada işi ne? Eğer yetkisini yanlış kullanıyorsa, o vali veya kaymakamın görevden alınması gerekir.’’

https://www.hurriyet.com.tr/muharrem-sarikaya-tensiplerinize-arz-donemi-kapandi-39252634


1 Nisan 2021 Perşembe

1 Nisan için bilinen en eski 1 Nisan hikayesi


1 Nisan için bilinen en eski 1 Nisan hikayesi, şu şekilde anlatılır. 15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu, İspanya'daki Endülüs Müslümanlarının son kalesini (Gırnata) kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir.

Durumun zorluğunun bilincinde olan Haçlı ordusunun komutanı, kaleyi düşürmek için değişik taktikler düşünmektedir. En sonunda aklına bir fikir gelir. 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur'an bir elinde İncil, kaledekilere seslenir;

"Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım" der. Bunun üzerine gerekli görüşmeler sonrasında Müslümanlar canlarının kurtarılması karşılığında kaleyi teslim ederler. Ertesi gün sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar,  "bizi öldürmeyeceğinize dair yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz" derler.

Bu söz üzerine Haçlı ordusunun komutanı "Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur" diye cevap verir ve Bütün Müslümanlar orada şehit edilirler. Hikaye'ye göre o gün bugündür. 1 Nisan Hristiyanlar arasında Hile Günü olarak kutlanmaktadır.

https://www.star.com.tr/yasam/1-nisan-sakasi-nereden-cikti-haber-1202823/

31 Mart 2021 Çarşamba

Sayın Milletvekillerine İthaf Olunur!


Sayın Milletvekillerine ithaf olunur- Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal'ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' dememişti.

Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım.

Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi.

Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım.

Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler. Yüzlerine bakmaya kıyamadığım Mustafam ve Elifim, bir saat daha az uyuyup belediye otobüsleri ve okul servisleriyle okula gittikleri esnada, bendeniz müsteşarlık ve bakanlık yapıyordum. Bırakınız eşime araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatımda lojmanda oturmadım. Koruma görevlisi de kullanmadım. Arabamın önünde ve arkasında fiyakalı eskortlar hiç bulunmadı.

Meğer ben ne enayiymişim!...

***

Yaptığım enayiliklerin haddi hesabı yoktur... Meselâ, bendeniz milletvekiliyken -birkaç zarurî toplantı dışında- Meclis lokantasında yemek yemezdim. Zira, burada çalışanlar kamu personeliydi ve çok ucuz olan yemekler milletin kesesinden sübvanse ediliyordu. Sonra, çok beğendiğim halde, aynı gerekçelerle TBMM Sigarası da içmedim. Ceplerim şıkır şıkır metal jetonlarla dolu olarak dolaşır, özel görüşmelerimi kulisteki ankesörlü telefonlarla yapardım. O zaman 'beleş' cep telefonlarımız da yoktu.

Hiçbir hediyeyi kabul etmez; ya reddeder veya demirbaşa kaydettirerek devlete intikal ettirirdim. Yıllarca üst yöneticilik, müsteşarlık, bakanlık yaptım; hâlen evimde bu dönemlere ait -bronz plaketler dışında tek bir hatıra eşya göremezsiniz.

Benim anladığım mânâda siyasete 'Zengin girilir, fakir çıkılır'. Biz enayiler, devlet hizmetini ve siyaseti böyle anlıyoruz. Siyasî hayatımda önüme çıkan yüzlerce fırsatı teperek mal mülk edinmedim. Bilâkis, ANAP'taki Genel Başkanlık mücadelesinde, Bond çantalarda getirilen paraları reddederek, eşimin SSK kredisiyle aldığı Oran'daki daireyi; YDP'nin kuruluşunda da babamdan kalan Malatya'daki ev ile dedemden kalan Gaziantep'teki evin bana düşen hisselerini harcadım.

Bu arada, eşimin uzmanlığıyla ve alınteriyle hak ettiği 'Vakıflar Genel Müdürü' olarak tayin kararnamesini, nasıl engellediğimi de unutmayayım.

Sadece bununla kalsa neyse... ANAP döneminde, şiddetle muhalefetime rağmen çıkarılan 'kıyak emekliliği' reddedip tek maaşa devam ettim. Bu haksız uygulama hâlen devam ediyor. Başbakanlık Müsteşarı'yken, milletvekili maaşlarının buna göre ayarlanmasını gerekçe göstererek kendim için sözleşme yapmadım ve üç yıl müddetle emrimdeki daire başkanlarından bile daha az maaş aldım.

Meğer ben ne enayiymişim!...

***

Şimdi 70'ine merdiven dayadım. Hâlâ kirada oturuyorum. Kendime ait tek mülküm kitaplarım... Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda 'Dikili ağacım dahi yok'. Hizmet hayatım boyunca, muhatabımın bıyık altından gülerek dinlediği, 'Bu fukara millete ben bu masrafı hiç yaptırır mıyım?' lâfım vardı.

Sevgili okuyucularım, bu yazdıklarımı okuyup da sakın bütün bunlardan pişmanlık duyduğumu sanmayınız. Enayilik öylesine içime işlemiş ki geriye dönmek mümkün olabilse gene aynısını yapardım.

Beni bütün 'enayiliğime' rağmen kimseye muhtaç etmeyen Yüce Allahıma hamd ediyorum.

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/guzel/2013/05/14/meger-ben-ne-enayiymisim?f=sm&utm_source=twitter.com

28 Mart 2021 Pazar

Kelebekler Vadisi'ndeki suyu 33 yıl bedava kullanmışlar!


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Kelebekler Vadisi'ne akan şelaleyi besleyen kaynağın, 33 yıldır Faralya Mahallesi'nde yaşayanlar ile otel ve pansiyon sahipleri tarafından içme ve sulama suyu olarak kullanıldığı ortaya çıktı.
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/kelebekler-vadisindeki-suyu-33-yil-bedava-kullanmislar-41773416

Ay yıldızlı formayla nice galibiyetlere!


2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu ikinci maçında Norveç’i 3-0 skorla yenerek iki maçta 6 puan kazanan A Millî Futbol Takımı’mızı yürekten tebrik ediyorum. Harika oyun, muhteşem skor! Ay yıldızlı formayla nice galibiyetlere! Tebrikler #ŞenolGüneş! Tebrikler #BizimÇocuklar!

27 Mart 2021 Cumartesi

Berat Kandili Mübarek Olsun.


 

Af, arınma, mağfiret ve kurtuluş vesilesi olan Berat Kandili’ni tebrik ediyorum. Bu gece vesilesiyle her türlü dert, sıkıntı, musibet ve hastalıklardan berî olmayı diliyorum. Mübarek gecenin; ülkemiz, gönül coğrafyamız, İslâm âleminin birlik, dirlik ve beraberliği ile dünyada adalet, huzur ve barışın teminine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

26 Mart 2021 Cuma

Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok!

“Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok!”

#MuhsinYazıcıoğlu

https://youtu.be/KeeShpWEwdc