Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve âhiretimizi mamur kılmak üzere bizlere akıl ve irade vermiş; peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. “Allah katında yegâne din İslâm’dır.” (Âl-i İmrân, 3/19.) fermanıyla da kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için İslâm’ı seçmiştir.
Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı yeniden huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’ân-ı Kerîm’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan ise Allah Resûlü (s.a.s.)’in güzel ahlâkıdır.
Ancak yeryüzünün birçok yerinde yaşanan acılar sebebiyle gönlümüz bir yanıyla buruktur. Başta Mescid-i Aksâ ve Gazze olmak üzere Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında yaşayan mazlumların hüznü, sevinçlerimize gölge düşürmektedir. Temennimiz; akan kanın durduğu, gözyaşlarının dindiği, adaletin, merhametin ve huzurun hâkim olduğu bir dünyanın mümkün olmasıdır.
Bu mübarek Cuma gününün faziletini ve icabet vaktini vesile ederek; zulüm altındaki tüm mazlumların ferahlığa kavuşmasını, barışın ve adaletin hâkim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Cumanız mübarek
olsun. Selam ve dua ile…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder