Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” (Nahl, 16/90)
Adalet, merhamet ve iyilik; yalnızca bireysel hayatımızın değil, huzurlu bir toplumun ve barış içinde bir dünyanın da temelidir. Mümin, haksızlığa kayıtsız kalmayan; mazlumun derdiyle dertlenen, imkânı ölçüsünde iyiliği çoğaltmaya ve kötülüğe engel olmaya gayret eden kişidir.
Bugün Gazze başta olmak üzere Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da, Arakan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında yaşayan milyonlarca insanın feryadı, hepimizin vicdanına yönelmiş bir çağrıdır. Akan her damla kan, sönen her umut ve yıkılan her yuva; insanlığın adalet ve merhamet sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Bu mübarek Cuma gününün hürmetine; zulüm altında yaşayan bütün mazlumlara nusret ve ferahlık ihsan etmesini, haksızlıkların sona ermesini, akan kanın ve gözyaşının dinmesini ve yeryüzünde adaletin, merhametin, barışın ve huzurun hâkim olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
Cumanız mübarek olsun.
Selâm ve dua ile…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder