Bu Blogda Ara

27 Kasım 2025 Perşembe

Sudan’da milyonlarca masum insan açlık ve şiddetin, Gazze’de ise 1,9 milyon Filistinli insanlık dışı bir kuşatma ve zulmün altında yaşam mücadelesi vermektedir.

​Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Onlar, yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire seve seve ikram ederler… Biz size Allah için ikram ediyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.” (İnsan, 76/8-9)


Sudan’da milyonlarca masum insan açlık ve şiddetin, Gazze’de ise 1,9 milyon Filistinli insanlık dışı bir kuşatma ve zulmün altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çocukların can verdiği, şehirlerin yok edildiği bu acı manzara karşısında dünyanın sessizliği ise ağır bir imtihandır.


Zulüm nerede yaşanırsa yaşansın tüm insanlığın yüreğinde açılan bir yaradır. Rabbimizin rahmeti zalimlerin karanlığından daha kuşatıcıdır; mazlumun duası ise en güçlü silahtır. Bu mübarek Cuma’nın, savaş ve düşmanlığın yerini barışa ve adalete bırakmasına; ülkemize, gönül coğrafyamıza ve tüm insanlığa rahmet ve huzur getirmesini niyaz ediyorum.


Gazze’de soykırım işleyen Netanyahu ve destekçisi Siyonist katillerin kahru perişan olmasını Rabbimizden diliyorum.


Cuma’nız mübarek olsun.

25 Kasım 2025 Salı

Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun Kıymetli Öğretmenlerim!



‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. Hz. Ali (r.a)’

Siz bize bir harf değil, koca bir dünya, bir ömür öğrettiniz.

Minnetle, saygıyla, sevgiyle…

Öğretmenler Gününüz kutlu olsun kıymetli öğretmenlerim! 

#24Kasım #ÖğretmenlerGünü #24KasımÖğretmenlerGünü

https://youtu.be/-jmCap_NLnA?si=8-yM7LGk_nDwIm2_

23 Kasım 2025 Pazar

Arnavutköy Bolluca Göleti (Mavigöl): Bir Su Kaynağı Neden Hafriyat Sahası Yapılmak İstenir?

Arnavutköy Bolluca Göleti (Mavigöl): Bir Su Kaynağı Neden Hafriyat Sahası Yapılmak İstenir?

İstanbul’un kuzey ormanları, kentin kalan son nefes alanlarından biri. Bu alanlardan biri de Arnavutköy Bolluca’daki Mavigöl / Bolluca Göleti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde Temmuz 2025’te alınan kararla, gölet ve çevresindeki yeşil kuşak hafriyat döküm sahası olarak ilan edildi. Kararın, CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildiği; göletin “eski bir maden sahasına su dolmasıyla oluşan yapay gölet” olduğu, “rehabilitasyon ve ağaçlandırma” amacıyla doldurulacağı yönünde savunulduğu kamuoyuna yansıdı.

Ancak sahada ortaya çıkan tablo; hafriyat kamyonlarının göl çevresine girmesi, dolgu çalışmalarının başlaması ve bölge halkının “doğa katliamı” tepkisi oldu. Arnavutköy Belediyesi, sivil toplum örgütleri ve yöre halkı; bu karara karşı açıkça itiraz ederek göletin korunmasını talep ediyor.

Çevre dernekleri, Mavigöl’ün biyolojik çeşitlilik açısından değerli olduğunu, hafriyat dökümünün hem yeraltı ve yüzey sularını kirleteceğini, hem de bölgedeki hava kalitesini olumsuz etkileyeceğini vurguluyor.

İstanbul gibi su stresi yaşayan bir megakentte, doğal ya da zamanla doğallaşmış su alanlarını “işlevsiz” ilan edip hafriyatla doldurmak, yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların hakkını da ilgilendiren ağır bir karardır.

Bugün tartıştığımız mesele, sadece bir göletin etrafına kamyon girip girmemesi değil:
•Kuzey ormanlarında su rejiminin bozulması,
•Kentsel ısı adalarının artması,
•Yeraltı sularının kirlenmesi,
•Çocuklarımızın doğayla temas edebileceği alanların, hafriyat ve beton baskısı altında giderek azalmasıdır.

Çevre hakkı, Anayasa’da güvence altına alınmış temel bir haktır. Bu hak; hangi partiden olursak olalım, hangi görüşe sahip bulunursak bulunalım, hepimizin ortak paydasıdır.

Bilimsel ÇED değerlendirmelerinin yapılmadığı, halkın katılım süreçlerinin işletilmediği, yerel uzmanların görüşlerinin alınmadığı hiçbir karar; “rehabilitasyon” kavramının arkasına saklanarak meşrulaştırılamaz.

Bugün Bolluca Göleti için yükseltilen ses, aslında İstanbul’un kalan tüm su alanları ve yeşil kuşakları için verilmiş bir sınavdır.

Dileğimiz; bu karardan bir an önce geri dönülmesi, göletin koruma odaklı bir ekolojik proje ile ele alınması ve bölgenin su varlığına zarar vermeden, yerel halkla birlikte planlanmasıdır.

Su sadece jeolojik bir oluşum değil, aynı zamanda bir yaşam hakkıdır.

Kuruyan her göl, susuz kalan sadece bir kuş ya da balık değil; hepimizin geleceğidir.

#BollucaGöleti #Mavigöl #Arnavutköy #İstanbul #ÇevreHakkı #SuHayattır #DoğaKatliamınaHayır

https://youtube.com/shorts/UvRqtwwseaU?si=C6BdhrZCsvajyIVu

 

21 Kasım 2025 Cuma

"Allah dileseydi onları bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur." (Şûrâ, 8)

“Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: "Allah dileseydi onları bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur." (Şûrâ, 8)

Sudan’da milyonlarca insan açlık, katliam ve yerinden edilme felaketiyle mücadele ederken; Gazze’de 1,9 milyon masum insan tarihin en karanlık soykırımlarından birinin hedefinde. Her iki coğrafyada da çocuklar can veriyor, şehirler yok oluyor, insanlık ise ağır bir imtihan deryasından geçiyor. BM raporları, 2025 yılı itibarıyla 300 milyondan fazla insanın benzer zulümlere maruz kaldığını ortaya koyuyor. Sudan ve Gazze, küresel vicdanın ağır yüküdür; sessizlik ise zulmün ortağıdır.

Unutulmamalıdır ki zulmün karanlığı ne kadar derin olursa olsun, Rahman’ın rahmeti ondan daha kuşatıcıdır. Mazlumların gözyaşı, zalimlerin zulmünü boğacak bir duadır. İnsanlığın gerçek medeniyeti; mazluma uzanan şefkat eli ve zalime karşı dikilen adalet sancağıyla ölçülür. Nerede bir can haksız yere toprağa düşüyorsa, orada insanlık yara almıştır. Bu yaraları sarmak, yalnızca sözle değil; adaletin, merhametin ve dayanışmanın fiile dönüşmesiyle mümkündür.

Gazze’de her türlü insanlık dışı yöntemle soykırım gerçekleştiren Netanyahu ve Siyonist katiller ile onların hamisi küresel zorbaların kahru perişan olmasını; adaletin yerini bulmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

Bugün bizlere düşen, dualarımızı fiile dönüştürmek; adalet, merhamet ve kardeşlik için safımızı netleştirmektir. Rabbimiz bizleri, zulme karşı duran, mazlumun yanında yer alan, barış ve adaletin şahitleri kullarından eylesin. Bu mübarek Cuma’nın; insanlığın ortak huzurunu tehdit eden terör, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve selamete bırakmasına; başta ülkemiz olmak üzere yurt dışındaki millet varlığımıza, gönül coğrafyamıza, acılar içinde kıvranan âlem-i İslam’a ve tüm insanlığa rahmet, adalet ve merhamet getirmesini diliyorum.

Cuma’nız mübarek olsun.

 

20 Kasım 2025 Perşembe

Prof. Dr. Özgür Kasapçopur’un Kıymetli Babası Ali Yılmaz Kasapçopur’un Vefatı

Türk Pediatri Kurumu Derneği Başkanı ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur’un kıymetli babası
Ali Yılmaz Kasapçopur’un vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayım.

Cumhuriyetin idealist öğretmen kuşağının mümtaz bir temsilcisi olan, ömrünü ilme, eğitime ve memleketine hizmete adamış bu müstesna insanın kaybı hepimiz için büyük bir üzüntüdür.

Geride bıraktığı eserleri, yetiştirdiği öğrencileri, kazandırdığı ahlâk ve vakar ile yalnızca bir evlat değil, bir nesil için ilham kaynağı olmayı başarmış gerçek bir Cumhuriyet aydını idi. Onun emeği, duruşu ve karakteri; başta kıymetli oğlu Prof. Dr. Özgür Kasapçopur hocamız olmak üzere, ailesinde ve kendisiyle yolu kesişen herkesin hafızasında yaşamaya devam edecektir.

Merhuma Allah’tan rahmet; Prof. Dr. Özgür Kasapçopur’a, ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum.


16 Kasım 2025 Pazar

Kamu Borçlarının Yeniden Yapılandırılması: Vatandaşın Nefes Alması İçin Kaçınılmaz Adım


Türkiye’de son yılların en ağır ekonomik fırtınası, en çok dar gelirli vatandaşları ve küçük işletmeleri vuruyor. Enflasyonun yüksek seyrettiği bu dönemde, milyonlarca insanın omuzlarındaki en büyük yüklerden biri ise kamu borçları. Vergi ve SGK primleri, trafik cezaları, harçlar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kira alacakları gibi ödemeler, artan gecikme faizleriyle birlikte içinden çıkılması güç bir tabloyu beraberinde getiriyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de ifade ettiği gibi yalnızca gelir vergisine ilişkin tahakkuk etmiş alacaklar 2,8 trilyon TL’yi aşmış durumda. Bu sadece hanehalkını değil, ülke ekonomisinin tamamını etkileyen bir tıkanıklığa işaret ediyor.

Güncel düzenlemeler faiz indirimleriyle nefes aldırsa da bu çözüm geçicidir; kapsamlı ve kalıcı bir yeniden yapılandırma yasasına acil ihtiyaç vardır. Vatandaşların, esnafın ve işletmelerin üzerindeki borç yükü azalırsa tüketim canlanacak, yatırımlar artacak, büyüme ivme kazanacaktır. 2023 yılındaki yapılandırma sonrası vergi tahsilatında yaşanan %18'lik artış bunun en somut göstergesidir.

Bugün geciken her adım, yarın daha ağır bir maliyete dönüşmektedir. Borçlarını ödeyemeyen esnaf iflas ederken, SGK primlerini yatırmayan işletmeler hem çalışanlarını hem kendi geleceğini riske atmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tahsil edemediği kira alacakları ise kültürel mirasın korunmasını bile sekteye uğratmaktadır.

Bu nedenle; tüm kamu alacaklarını kapsayan, faizlerin büyük oranda silindiği, 48 aya kadar taksitlendirmeye imkân tanıyan ve bürokrasiyi azaltan bir yapılandırma yasası, Türkiye’nin ekonomik toparlanması için kaçınılmazdır.

Bu çağrı bir af talebi değil; bir toplumsal nefes alma, bir ekonomik iyileşme ve sürdürülebilir kalkınma talebidir.

Türkiye, borçsuz ve güçlü bir gelecek için gerekli adımları atabilir. Bugün atılacak doğru bir hamle, yarın milyonların hayatını değiştirebilir.

 

KKTC’nin 42. Kuruluş Yıl Dönümü ve Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun



15 Kasım 1983 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıldönümünü en içten dileklerimle tebrik ediyorum.

Bu anlamlı günde, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük, egemenlik ve varoluş mücadelesine önderlik eden Dr. Fazıl KÜÇÜK ile KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf DENKTAŞ’ı minnet ve rahmetle yâd ediyorum.

Kıbrıs Türk Halkı’nın barış, huzur ve güvenliği uğruna büyük fedakârlıklarla mücadele eden, vatan toprağını canı pahasına koruyarak şehadet mertebesine erişen mücahitlerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi şükranla anıyorum.

Kıbrıs Türk Halkı’nın egemenlik, özgürlük ve devlet olma bilincini bugünlere taşıyan tüm kahramanlara duyduğumuz saygı ve minnet duygusuyla, KKTC’nin barış, istikrar ve refah dolu nice yıllara erişmesini temenni ediyorum.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıldönümü kutlu olsun.

https://youtu.be/ff2QU7vkW1U